Yenidoğan sünneti

Genel olarak sünnettin ne zaman yapılması gerektiğine ilişkin birbirinden farklı o kadar çok görüş var ki, sonuçta ailelerin akıllarının karışmaması olanaksız. İşin belki de en ilginç tarafı, sağlık çalışanlarının bile bu konuda ortak bir görüş ya da yaklaşıma sahip olmaması. Günümüzde ise aileler yenidoğan sünneti konusuna daha fazla ilgi gösteriyor.

Bir cerrahi işlem olan sünnet başlıca iki nedenden ötürü yapılır. Birincisi, bizim toplumumuzda da olduğu gibi, geleneksel bir işlem olması. İkincisi ise; sünnet derisi darlığı, yineleyen idrar yolu enfeksiyonu geçirme ya da doğumsal böbrek ve idrar yolları anormalliği gibi tıbbi nedenlerin varlığı. İlkinde sünnet zamanlaması konusunda bir sınırlama yoktur, çocuğun ruhsal gelişiminin uygun olduğu herhangi bir yaşta yapılabilir. İkinci durumda ise, tıbbi nedenlere bağlı olarak gecikilmeden sünnet yapılması doğru olur.

Yenidoğan sünneti ne zaman yapılır?

Günümüzde aileler sünnetin daha erken yaşta yapılmasını giderek daha çok tercih etmeye başlamıştır. Bunun en önemli nedeni, çocuk henüz yapılan işlemi farkedecek yaşta olmadığından, sünnet sonrası dönemin büyük çocuklara oranla daha rahat geçiyor olmasıdır. Yenidoğan sünneti ise, doğumdan sonraki ilk günlerde yapılır. Günümüzde anestezi (uyuşturma), analjezi (ağrıyı kesme) ve cerrahi aygıtlardaki gelişmeler işlemin daha kolay ve güvenli yapılabilmesine olanak sağlamıştır.

Herşeyden önce sünnetin cerrahi bir işlem olduğu bilinmelidir. Belki de çocuğun yaşamında karşılaşacağı tek cerrahi işlem olacak olan sünnet kesinlikle cerrahi ilkelere uygun olarak yapılmalıdır. Hele de bu işlem bir yenidoğan bebekte yapılacaksa, gösterilecek özen en üst düzeyde olmalıdır. Bu nedenle sünnet, ameliyathane gibi steril ve uygun donanım koşullarının olduğu bir ortamda ve mutlaka deneyimli bir hekim tarafından yapılmalıdır. Zaten 2014 yılında çıkarılan bir yasa ile hekim dışındaki kişilerin sünnet yapmaları yasaklanmıştır.

“Yenidoğan dönemi”, doğumdan sonraki ilk dört haftalık süreyi kapsar. Yenidoğan dönemi sünneti, doğumu izleyen ilk 24 saatten sonra herhangi bir zamanda yapılabilir. Bunun için; bebeğin zamanında doğmuş olması, anne karnındayken yapılan ultrasonografik incelemelerde herhangi bir anormallik saptanmamış ve doğumun sorunsuz bir şekilde gerçekleşmiş olması, doğumdan sonra bebekte tedavi gerektiren herhangi bir sağlık sorunun olmaması gerekir. Bebeğin henüz göbeğinin düşmemiş olması ya da hafif düzeyde sarılık olması sünnet için bir engel oluşturmaz. Bu nedenle, koşullar uygun olduğunda, doğumdan sonra anne henüz hastaneden taburcu olmadan bebeğin de sünneti yapılabilir.

Yenidoğan sünneti lokal anestezi ile yapılır. Anestezide iki yöntem söz konusudur: İçinde lokal anestetik madde bulunan krem ya da iğne ile uyuşturma. Genellikle önce krem ardından iğne ile uyuşturma tercih edilen yöntemdir. Krem deriyi uyuşturup bebeğin iğnenin girişini farketmemesini sağlar. Yenidoğan döneminde bebeklerin ağrı duymadığı ile ilgili bilgiler doğru değildir. Bebek ağrıyı biz erişkinler gibi algılayamasa da mutlaka hissetmektedir. Ancak, ağrıya karşı dirençleri bizlerden farklıdır. Büyük çocuklar sünnet sonrasında günlerce ağrıdan yakınırken, bebeklerde nerdeyse hemen hiç ağrı kesici kullanmaya gerek olmaz.

Yenidoğan döneminde sünnet derisi penisin uç kısmına yapışıktır. “Fimozis” olarak bilinen bu durum aslında bebeklerde doğaldır. Bu yapışıklık yenidoğan döneminde yapılan sünnet işleminin büyük çocuklardan daha farklı olmasının da nedenidir. Sünnet sırasında bu yapışıklığın özenli ve dikkatli bir şekilde tümüyle açılması gerekir. Kimi yenidoğan sünneti sonrasında derinin gereğinden fazla uzun kalması yapışıklığın yeterince açılmamış olmasına bağlıdır. Sünnetin deneyimli cerrahlar tarafından yapılması bu olasılığı ortadan kaldırır. Önceden derinin geriye çekilerek bu yapışıklığın açılmasının sünneti kolaylaştıracağı inancı vardır. Bu doğru değildir. Hele de bebeklerde yapılması son derecede yanlıştır. Küçük çocuklarda yapışıklık açılmak için zorlanırsa kanar. Kanama ise yeniden, hem de bu kez daha da güçlü bir şekilde yapışıklığa yol açar. Bu da sünnet yarasının daha geç iyileşmesinin en önemli nedenlerinden biridir.

Lazerli sünnet diye bir yöntem yoktur

Sünnet için bilinen farklı yöntemler vardır. Bebeklerde aygıtla yapılan sünnet sonrasında bazı sorunlarla karşılaşılabileceğinden, yenidoğan döneminde klasik yöntem tercih edilmelidir. Kullanılan dikişler kısa zamanda kendiliğinden erir ya da düşer. Sünnette çok sık sözü edilen “lazerli sünnet” şeklinde bir yöntem ise yoktur. Lazer aygıtı, çok daha farklı ve büyük cerrahi işlemlerde kullanılır.

Yenidoğan döneminde asıl sünnet yarası keside değil sünnet derisinin penis ucuna yapışık olduğu yerdedir. Sıyrılma sonrasında penis ucunda kızarıklık oluşur. Buradan aynı zamanda yeni doku oluşumu sırasında lenf sıvısı salgılanır. Yapışıklık ne kadar fazlaysa kızarıklık ve salgı da o kadar fazladır. Salgı sarı renkli ve jel kıvamında bir yapı olarak yara üzerinde birikir. Çoğu kez enfeksiyon sanılan bu birikme kurur ya da yeterince temizlenmezse kabuk şeklinde yaraya yapışır. Salgının kurumaması için yara üzeri sürekli olarak hücre yenilenmesini sağlayan bir pomad ile kaplı olmalıdır. Bebeğin her alt değişimi sırasında önce yara ılık suyla yıkanmalı ve daha sonra da pomad sürülmelidir. Yenidoğan döneminde yaranın iyileşmesi 1-2 hafta alabilir.

Sünnet sonrası bakıma dikkat!

Sünnet sonrasında en sık olarak görülebilecek komplikasyon kanamadır. Bu nedenle işlem sırasında kanama kontrolünün çok dikkatli bir şekilde yapılması gerekir. Sünnet sonrasında ilk bir iki gün kendiliğinden duran sızıntı şeklinde kanama olması zaten beklenen bir durumdur. Eğer kanama damla damla ve aktif bir şekildeyse o zaman gecikmeden hekime başvurulmalıdır.

Penisin uç kısmı ile deri arasında kanal şeklinde bir görünüm vardır. Yenidoğan sünnetleri sonrasında burada yapışıklık olması beklenen bir durumdur. Sünnetten yaklaşık olarak 4-6 hafta sonra bu yapışıklık elle rahatlıkla açılabilir. Yaşına göre kilolu bebeklerde ise penis çevresinde yağ dokusu fazla olduğundan penis gömükmüş izlenimi verir. Bu durum gerçek gömük penisten farklıdır. Bu bebeklerde sünnet sonrasında deri kesildiğinden penis gövdesi yağ içerisine kaçmış gibi görünür. İşlemden sonraki erken dönemlerde günde birkaç kez yanlardan bastırılarak penisin ortaya çıkarılması çok önemlidir. Bu yapılmayacak olursa, sünnet yarası penisin uç kısmında büzüşerek iyileşir ki, bu durumda daralmayı düzeltmek için deriyi yeniden kesmek gerekebilir.

Sonuç olarak, yenidoğan sünneti, günümüzde artık güvenle yapılabilmektedir. Yenidoğan sünneti, mutlaka deneyimli hekimler tarafından yapılmalıdır.

İlginizi çekebilir: Psikolojik açıdan sünnet ne zaman yaptırılabilir?

Sünnet sonrası bakım konusunda bilinmesi gerekenler

Sünnet ne zaman yapılır nelere dikkat edilmelidir?

Sünnet sonrası oluşabilecek sorunlar ve tedavisi