Hırvatistan’da tatil denince akla ilk gelen yerler

Hırvatistan'da tatil denince akla ilk gelen yerler
Hırvatistan'da tatil denince akla ilk gelen yerler

Hırvatistan’ın el değmemiş, nefes kesen sahillerini, gizli kalmış Orta Çağ kasabalarını ailece keşfetmek asla pişman olmayacağınız bir deneyim. 16. yüzyıl surları ile UNESCO Dünya Mirası olan Dubrovnik şehri ve fazlasını sunan Hırvatistan’da tatil için gidebileceğiniz yerleri gelin birlikte keşfedelim.

Hırvatistan gezimizde ilk durak Dubrovnik

Dubrovnik’te, evlerindeki odaları kiralayan yerli halkın hazırladığı kahvaltı ile güne başlayabilir ya da 5 yıldızlı otellerden, butik otellere kadar sayısız seçenek arasından seçim yapabilirsiniz. Tarihî Eski Şehir’e yakın konumda bulunan bu otellerden yürüyerek pek çok turistik noktaya ulaşabilirsiniz. Pek çoğu Mavi Bayrak sahibi olan plajlarda güneşlenmek, su kayağı yapmak veya dalarak bu mavi hazinenin derinliklerini keşfetmek burada yapılması gereken en güzel aktivitelerden.

Hırvatistan'da tatil - Dubrovnik

Her köşesinden karşınıza bir şövalye çıkacak izlenimi veren Dubrovnik Eski Şehir, tarihi adıyla Regusa, kızıl kiremitli çatıları, Bizans Dönemi’nden kalma surları ile ziyaretçilerini yüzyıllarca geriye götürür. Bir tarafı Adriyatik, öbür tarafı Eski Şehir’e bakan devasa surlarda yürüyüş yaklaşık 1,5 saat sürebilir.

Surlardan inerken camları birbirine neredeyse değecek kadar yakın evleri görebilirsiniz. Eski Şehir’in meşhur caddesi Stradun’daki kafelerden birinde mola verdiğinizde Sponza Sarayı, Küçük ve Büyük Onorfia Çeşmesi ile Orlando Sütunu selamlar sizi. Manastırda görevli rahipler tarafından 1347 yılında dünyanın ilk eczanelerinden biri olarak kurulmuş olan Franciscan Manastırı ve Müzesi, Sponza Sarayı, Gotik ve Rönesans mimarisinin etkilerini taşıyan göz alıcı mimarisi, ile Stradun Caddesi Dubrovnik’te gezilmesi gereken yerlerdendir. 1667 depreminde hasar gördüğü için tekrar inşa edilen Gundulica Meydanı burada kurulan sokak pazarı ve Dubrovnikli Şair Ivan Gundulic’in heykeli ile ünlüdür.

Tarihi şehirden Srd Dağı yönünde çıktığınızda teleferiği görebilirsiniz. Buradan tepeye çıkabilir ve eğer bir fotoğraf tutkunuysanız deklanşöre dokunarak muhteşem fotoğraflar ile bu anı ölümsüzleştirebilirsiniz. Fotoğraf ve gastronomi tutkunları için Dubrovnik çok özel seçenekler sunar. Surlardan kuzey yönünde çıkıldığında bilmeyenlerin çok zor keşfedebileceği, kayaların arasında denizin üzerinde yer alan meşhur balıkçı restoranında Adriyatik’in en özel deniz mahsulü yemeklerini tatmak, yemeğinize eşlik eden dalgaların sesi ile şık bir akşam yemeği yemek mümkün.

Hırvatistan’da gezilecek yerler

Hırvatistan’ın gezilmesi gereken en önemli şehri Dubrovnik’ten kuzeye doğru devam ederek muhteşem doğa manzarası ve tarihi ile Ston ve ardından Marco Polo’nun şehri Korcula’ya ulaşabilirsiniz.

Avrupa’nın Çin Seddi Ston surları

Hırvatistan'da tatil - Ston

Dubrovnik’ten kuzeye doğru yol alırken karşınıza çıkacak olan Ston, şehri yedi kilometre uzunluğunda çevreleyen surlar ile ünlü olsa da başka bir özelliği daha var. Yerleşim yerinde gezerken, evlerin çoğunda kapı yerine birer perde ya da boncuktan yapılmış kapı örtüsü görebilirsiniz. İnsanların huzur içinde yaşadığı Stone’da evlerin kapıları genellikle kapanmadığından insanlar kapı kullanma gereği duymuyorlar. Büyük şehirlerden gelen ziyaretçiler için oldukça şaşırtıcı olan bu durumdan yerel halk son derece mutlu. Dubrovnik’e 25 km uzaklıkta yer alan Ston gerek surları gerek ise sakin dar sokakları ve güzel sahili ile görülmesi gereken yerlerden. Ston’da yer alan 14. ve 15. yüzyıllar arasında yapılmış bu surlar, Avrupa’nın Çin Seddi olarak da biliniyor. Surlar üzerinde inşa edilmiş 40 kulenin 20’si günümüze kadar ulaşmayı başarmış.

Marko Polo’nun izinde Korcula

Dubrovnik’in kuzeyinde Peljesac Yarımadası’nın karşısında yer alan Korcula Hırvatistan’da gezilmesi gereken adalarından. Dubrovnik’ten Korcula’ya yol boyunca seyredeceğiniz manzara karşısında büyülenecek yol üzerinde yer alan Orta Çağ’dan kalma köyler ve üzüm bağlarında kaybolacaksınız. Korkula’da tertemiz, el değmemiş koylar, Rönesans izleri, masmavi bir deniz sizi bekliyor. Korcula’nın bir diğer özelliği ise ünlü gezgin Marko Polo’nun da doğum yeri olması. Surlardan girince şehrin içinde yer alan Orta Çağ Kilisesi ve evlerini görmeniz mümkün. Eski Şehir içinde yemek yiyebilirsiniz. Burada özellikle çocukların çok seveceği yerel ismiyle “cevapçiçi” yani ızgara köfte bulabilirsiniz.

Gözde tatil cenneti Split plajları

Split, başkent Zagreb’e yaklaşık 400 km. mesafede, Dalmaçya kıyısında bulunan harika bir şehir. Geçmişi, yaklaşık 2400 yıl öncesine dayanan ilk olarak bir Yunan kolonisi olarak kurulmuş olan Split, tarih boyunca defalarca el değiştirmiş. Riva ve çevresinde yapılan düzenlemeler ile şehrin popülerliği artmış ve Dalmaçya kıyılarının gözde tatil merkezi olmuş. 4. yüzyılın başında emekli olmaya karar veren Roma imparatoru Diocletian’ın kendisi için Dalmaçya kıyısında yaptırdığı muhteşem saray, bugün UNESCO’nun koruması altındadır. Diocletianus’un bugünkü yat limanına bakan sarayı Orta Çağ’da genişleyerek bugünkü Split’i oluşturmuş. Günümüzde ise turistler dükkanların ve kafelerin olduğu bu açık hava sarayında dolaşabiliyor. Meydanda yer alan kafelerde oturabilir, çevrede etkinlikler yapan insanlara katılabilir ya da bir palmiye gölgesinde dinlenebilirsiniz. Gece eğlenmek içinse Dosud Caddesi üzerinde ve Diocletianus Sarayı yakınlarında yer alan mekânlar ideal yerlerdir.

Gündüz ve gece eğlencesi yanı sıra huzurlu bir tatil yapmak isteyenlerin de tercihi olan Split’in çoğu plajı özellikle küçük çocuklu aileler için de ideal. Bacvice Plajı’ndan doğuya doğru, 10 km uzunluğunda, Podstrana’ya kadar birbiri ardına uzanan çok sayıda plaj bulunur. Meşhur plajları arasında yer alan Bacvice Plajı, Ovcice Plajı, Trstenik Plajı, Znjan Plajı bunlardan bazılarıdır. Daha sakin plajlar ise Split’in sembolü olan Marjan Tepesi’nin yakınlarında yer alan Jezinac, Kasjuni, Bene ve Kastelet’dir. Plajların dışında farklı bir deneyim yaşamak isterseniz, gizli cennet Krka Şelalesi’ne gidebilir ve şelalenin hemen altındaki gölette yüzebilirsiniz.

Split’te gezilmesi gereken tarihi yerlerin ilki St. Dujam Katedrali ya da diğer adıyla Saint Dominus Katedrali’dir. 7. yüzyılda kutsanmış olan kiliseye 13. yüzyılda İsa’nın hayatını anlatan sahnelerin olduğu ahşap kapılar yaptırılmış. 57 metre yüksekliğinde bir çan kulesi olan katedralden, şehri ve Dalmaçya açıklarındaki adaları seyretmek mümkün. Aşağıdaysa 30 bin Roma ve erken dönem Hristiyanlık eserine ev sahipliği yapan Arkeoloji Müzesi yer alır. Sonrasında Marjan Tepesi’nde verilecek bir molada, romantik bir gün batımı manzarası seyredebilirsiniz. Split, Hırvatistan’da tatil yapacakların listesinde mutlaka olması gereken yerlerden biridir.

Eğlencenin merkezi Hvar Adası

Hırvatistan'da tatil- Split

Temiz plajları ile görülmeye değer bir ada olan Hvar’a, Split’ten kalkan feribotlar ile ulaşmak mümkün. Hırvatistan’ın gözde tatil cenneti Hvar, sadece plajları ile değil aynı zamanda geçmişi ile de ziyaretçilerinin gönlünde yer edinir. M.Ö. 384’te Pharos adıyla Yunan kolonileri tarafında kurulan Hvar titizlikle planlanmış . Geçmişte burada zeytinlikler kuran Yunan kolonileri arkalarında sarnıçlar ve gözetleme kuleleri bırakmışlar.

Ilıman iklimi yıl boyunca turistlere uygun koşullar sunan Hvar’ın ünü, Ibiza ile yarış duruma gelmiştir. Mermer kaplı dar sokaklarındaki evlerin çevresini saran 13. yüzyıldan kalma surlar, Hvar Adası’nı korsanlara karşı yüzyıllar boyu korumuş. Hvar’ın ünlü plajlarında denizin tadını çıkarmak dışında farklı şeyler yapmak isterseniz adadan kiralayacağınız bir tekne ile yerleşim olmayan küçük adaları ve koyları da gezebilirsiniz. Hırvatistan’da tatil yapmak için sadece bu bölgeyi bile tercih edebilirsiniz.

Zengin tarihinin yanı sıra turizm olanaklarıyla da göze çarpan Hvar, yaz sezonunda en yoğun günlerini yaşar. Geçmişi Neolitik Çağ’a kadar uzanan adada konaklamak için önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Hvar Adası’nda 5 yıldızlı otelden pansiyonlara kadar konaklama seçenekleri oldukça fazla. Bu güzel ada, gastronomi tutkunları için de bir cennet.

Çocuklarla Hırvatistan’da tatil yaparken başkent Zagreb’i atlamak olmaz! 

Hırvatistan’da tatil yapıyorsanız mutlaka başkent Zagreb’i de ziyaret etmelisiniz. Zagreb’de ilk yerleşimin 1. yüzyılda gerçekleştiği düşünülmekte. Bu güzel şehir, 1851 yılında Kaptol ve Gradec şehirlerinin birleşmeleriyle ortaya çıkmış. Şehir, Orta Asya ve Adriyatik kıyıları arasındaki birleşme noktasında yer alır. Şehrin dar sokakları, tarihî müzeleri, doğal parkları ve sarayları ile ziyaretçilerine farklı gezi imkânı sunuyor. Zagreb’i gezerken, bu güzel şehrin her köşesinde, Avusturya–Macaristan ve sosyalist tarihini yansıtan izler görmek mümkün. Bahar aylarında başlayan festival mevsimi ile şehir daha da güzelleşerek canlanır.

Burada Zagreb mutfağına özgü yemekleri tadabilirsiniz. Zagreb mutfağı deniz ürünleri yanı sıra et ve salataları ile de geniş bir yelpazeye sahiptir. Ayrıca zengin bir şarap kültürü de barındırır. Akdeniz ve Orta Avrupa mutfak kültürlerinin etkisinde kalan Hırvat mutfak kültürünün en ünlü lezzetleri arasında kulenova seka, hobonitce, grah, pršut yer alır.

Zagreb’de gezilecek yerler

Hırvatistan'da tatil - Zagreb
https://www.instagram.com/p/CFoXhzaJlj5/?utm_source=ig_web_copy_link

Zagreb Eye

Başkentin en yüksek noktası olan “Zagreb Eye”, ziyaretçilere harika şehir manzarası sunan Ban Jelacic meydanındaki bir gökdelende yer alır.

Ban Jelacic Meydanı

Zagreb’de gezilecek yerler arasında ilk sırada en merkezî meydan olan Ban Jelacic meydanı gelir. Turistik yapıların birçoğu buradadır ve her zaman canlı bir meydandır.

Dolac Pazarı

Eski Şehir meydanında 1900’lerin başından bu yana kurulan pazar, çiftçilerin ürünlerini sattıkları otantik bir yerdir.

Donji Grad

Aşağı Kasaba olarak adlandırılan bölge, şehrin merkezi olarak görülen iş merkezlerinin yoğunlaştığı modern yapıların ağırlıkta olduğu bir alndır. Sanat galerileri, tarih müzeleri ve alışveriş için dükkânlarda gezmek oldukça farklı bir deneyim sunar.

Hırvatistan Ulusal Tiyatrosu

Sarı renkli bu bina 1895 yılından buyana Mareşal Tito Meydanı’na ayrı bir renk katmaktadır. Neo barok tarzı yapılmış olan binada, tiyatro, bale, opera eserleri izlenebilir. 

Zagreb Katedrali

Şehrin en önemli yapılarından bir tanesi, Gotik mimarisi ile dikkati çeken Zagreb Katedrali’dir.

St. Mark’s Kilisesi

13. yüzyılda kurulmuş olan kilise, dekoratif çatı süslemesi ile farklı bir görünümdedir. Kırmızı, beyaz ve mavi damalı zemin üzerinde iki adet hanedanlık arması olan çatı, oldukça farklıdır. Çatıda yer alan armalar Hırvatistan, Slovenya ve Dalmaçya üçlü krallığını temsil eder.

Lotrçak Kulesi

Kule, günümüzde turistlerin Zagreb fotoğrafları çekebilmeleri için harika bir şehir manzarası sunar. Bu kule geçmişte şehri hırsızlara karşı korumak için yapılmış.

Plitvice Gölü Ulusal Parkı

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Plitvice Gölü Ulusal Parkı, sunduğu doğa ile ziyaretçilerine farklı bir deneyim yaşatır. Parkta, şelaleler ile birbirine bağlanmış 16 adet doğal göl yer alır. Hırvatistan’da tatil yapmak, aileniz için eşsiz bir deneyim olabilir.

Avatar
Ailelerin ve uzmanların tercih ettiği güvenilir yayın.