Çocuklarda ve ergenlikte ses gelişimi nasıldır?

Çocuklarda ve ergenlikte ses gelişim, değişim içindedir. Doğumdan itibaren gelişen çocuğun sesini kullanma şekli de git gide gelişir. Bebeğin ağlamadan konuşmaya geçmesi, çocuğun geçirdiği rahatsızlıklar, beslenmesi  ses üzerinde etkiler yaratır…

Çocuklarda ve ergenlikte ses gelişimi nasıldır?

Çocuklarda ve ergenlikte ses gelişimi

İlk çığlık, ilk SES’tir… Anlamı ben doğdum, buradayımı anlatan bir varoluştur. İnce, havayı yırtan bu ton, bir alarmdır. İhtiyaç anında bilinçsizce kullanılır. Çıkan ilk ses, alınan ilk nefesle oluşur ve yaşam boyu bu döngü devam eder. İyi bir nefes, iyi bir sese, mutlu bir nefes, mutlu bir sese, olumsuz durumda ise mutsuz bir sese dönüşür.

Ana karnından; sudan çıkan bebek için ciğere alınan hava bir can iken, mide bağırsak sistemi için sıkıntıdır. Gaz sancısı ile ilk ızdırap, annesini hissedemeyince yalnızlık, farklılaştırır tonları “acı” ağlamalar olur. “Ağla bebek sesin açılsın” der büyükler.

Çocuk mutluyken ağlamalar diner ve mırıltılara, karnı tok, anne yanında – keyfi yerinde şimarık sesler olur. Konuşur mu bilinmez ama dişler gelişmeden çıkar ilk ‘babababa’, ‘mamamama’, ‘gagagaga’ sesleri. Mutlu olur baba ama bilse onunla ilgisi yok bunun…

Dişler çıkana kadar ‘yayaya’, ‘dadada’, ‘uuuu’, ‘oooo’ sesleri birşeyler anlatmaya çalışır.  Hepsi ritmiktir. Bebeğin bilinçsiz ama erişkin hayatta çalacağı bilinçaltı senfonisidir.

Çocuklarda ses ve konuşma doğumdan itibaren değişim gösterir. İkinci yaş…”anne” diyen tatlı şey, olur bir canavar. Çocuk “anne dit, “hayır istemiyorum” der. Hepsi iki kelime ama gücenir anne-baba. Ya yaramaz kalırsa… konuşalım onunla, yaramazların hikayelerini, başlarına gelenleri… Duygu hamurunu şekillendirelim, konuşalım ikna olsun. Yaşasın bizim tecrübelerimizle.

Çocuk 4 yaşına gelir ve ikna olmuştur. Konuşur anne-baba dayı-halayla. Dudak arkasındaki dişleri de vardır artık “s” de der “z” de. Yılan taklidi de yapar yağmur sesi de. Küçük adam, küçük kadın olmuştur. Koşar, hoplar, konuşur herkesle. Şarkıları vardır onun için bestelenmiş. Birkaç nota arasında, tek sestir ama o da ailenin tek prensi prensesi değil midir? Niye zorlasın sınırını.

Kız erkek sesi ‘tek tiptir’ ne alto ne tenor ne soprano. Kız mı erkek mi ne farkeder hepsi melektir. Ergen olana kadar sürer meleklik tonuyla, huyuyla. 8 yaşına kadar artık herşey oturmuştur. Olmuştur artık gelişecek tek şey sestir, ses telleridir. 9 unda tüm çocuklar sopranodur. Koroda solisttir. İsterse erişkinlere taş çıkartacak bir virtüözdür. Kıskanır erişkin sopranolar. Taklit eder melekesi bu tonu genç tutar benliğini bu ses, ruhu huzur bulur dinleyenin. Bu sesi sevmeyen sesteki yumuşaklığı bilemez. Huzuru hissedemez. Bozulmamıştır eril dişil hormonlarla, yani testestoronun öfkesiyle, östrojenin işvesiyle.

İnsanın elleri ve gırtlağı minik hassas motorlardır

Küçük hassas hareketler büyük işler yapar. Küçük eller piyano, keman, flüt çalar, gırtlak şiir okur, şarkı söyler. Bir arada korolar, tiyatrolar işi daha da büyütür, eğitmenler evrensellik katar. Harika çocuklar duyarız 4 yaşında, 9 unda. Kapar ana baba taşır hocalara, konserlere. Duydukları ile gelişir beyin, ürettikleri ile perçinlenir duygular ve beden. Hareketler hassas, naif duygulara hazırdır artık, erişkin olmak kolay mı?

Ergenlikte ses gelişimi

Dönüşür aniden, doğum gibi, Zümrüdü Anka gibi. Değişir her şey farklılaşır birden vücut, nefes, duygular tabii ki ses de. Tatlı çocuksu ton 1 yıl içinde erkek ve kadın olur. Erkekte tam, kızda yarım oktav daha kalınlaşır; adam ve kadın tonları oluverir. Nasıl? Testosteron, östrojenin etkisi ile gırtlak kıkırdakları, kasları ses telleri büyür, tabakalar tamamlanır ve akciğerden gelen nefeste artmıştır artık. Artık sesler daha isyankar, daha duygusaldır. Deli bir aşktır içindeki duygu, bazen de adam olamamış çocuğun isyanı, rekabetin öfkesi. Artık her şeyiyle tam bir erişkindir. Hayat boyunca sazı, sözü kişiliği ve ona ait sesi ile…

Bunları biliyor musunuz?

Çocuklarda ses ve artikülasyon yani konuşma 8 yaşına kadar gelişim gösterir. Bu nedenle ilkokul çağındaki her 5 çocuğun birinde konuşma problemi vardır.

Çok ağlayan çocuğun sesi kısılır.  Ses tellerinin, uzun süreli ve sert titreşimleri birbirine zarar verebilir.

Ses teli, tel değil 3 tabakası olan bir kıvrımdır.  Derinden yüzeye doğru kas, lif dokusu ve esnek epitelden oluşur.

Ses teli nodülü, çocuklukta erkeklerde, erişkinlilte ise kadınlarda daha çok görülür. Lif tabakası çocukluk döneminde gelişir. Gelişim sırasında ses tellerinin ortasında lifleri oluşturan hücre yoğunluğu oluşur. Erkek çocuklarda bu yoğunluk daha fazladır bu durum ses telinde kabartı olarak görülür. Yanlışlıkla hastalıkmış gibi “ses teli nodülü” olarak yorumlanabilir. Kontrol altında ses telinin ergenliği geçirmesi beklenir.

Beslenme kalitesizliği çocuk sesini kısar. Özellikle asitli ve yapay gıdalar. (Reflü listesi)

Çocuk kendi çocuk sesi sınırları içinde eğitilir. Sınırları zorlanmaz. Gelişim kendiliğinden olur. Engelleri kaldırmak önemlidir.

Sürekli ve sık sesi kısılan çocuk, (KBB) ses doktoru tarafından muayene edilmelidir.

Geniz eti ve bademcik problemi çocuğun sesini bozar ancak ses telleri üzerinde nadiren etkilidir.

İşitmesi olmayan çocuğun sesi, konuşması dili de gelişemez, ya da eksik gelişim gösterir. İşitme değerlendirilmesi hemen doğumdan sonra yapılmalıdır ve şüphe durumunda tekrarlanmalıdır.

Konuşma problemi olan çocukların tedavisi ergenlikten önce tamamlanmalıdır; gecikme tedavi başarısında ciddi düşüşe sebep olur.

Kekemelik kadar, hızlı ve anlaşılmaz konuşma da önemli bir problemdir. Tedavi edilmelidir.

Çocuklar, yaşam nefesiniz uzun, sesiniz sağlıklı olsun.

 

Doç. Dr. İsmail KOÇAK

Reklam
Ailelerin ve uzmanların tercih ettiği yayın. Anne bebek çocuk sağlığı, gelişimi ve beslenmesi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.