Bebeğin beyin gelişimi nasıldır, nelerden etkilenir?

Bu yazıdaki konular – Anne karnında bebeğin beyin gelişimi nasıldır?

Doğum sonrası bebeğin beyin gelişimi

Beyin gelişiminde fırsat aralıkları 

Nörogelişimsel bozukluklar

Zekâ gelişiminde kalıtımın rolü

Embriyonal dönemde ve gelişim çağında beynin fonksiyonel gelişim süreci, embriyonal yani döllenmeyi takip eden yaklaşık 8 haftalık dönem ve sonrasında bebeğin beyin gelişimi demektir. Bu dönemde gerek genetik, gerekse çevresel faktörler ve bazı başka nedenler beyin gelişimini etkiler. Günümüzde bilim insanları bu dönem hakkında pek çok araştırma yapmaktadır. Araştırmalar ışığında hazırlanmış olan bu yazı döllenme yani anne karnında oluşmaya başlamış embriyo dönemindeki bebeğin beyin gelişimi ve doğumu takip eden dönemdeki bebeğin beyin gelişimi evreleri ve normal dışı durumların hangi gelişim aralığında oluşabildiğini safha safha anlatmaktadır. Zekâ anneden mi geçiyor? Peki bu nasıl oluyor? Bilim buna nasıl bir açıklama getiriyor. Bir bebeğin beyin gelişimi nasıldır?

 

Özet; Beynimizin organogenez ( organların oluşum aşaması) oluşum aşamaları sonucunda sahip olduğu total kapasite, bireyin ilerideki yaşamında ona (en iyi ihtimalle) sabit bir düzeyde eşlik eder. (Bireyin beyin kapasitesi anne karnında oluşur.)

Mevcut bilgilerimiz dahilinde bu hücrelerimizin yenilenme yeteneğini göz önünde bulunduramayız.

Hematopoetik kök hücrelerimizin (kanı oluşturan hücreler) meydana getirdiği dendritik (Dendritik hücreler memelilerin bağışıklık sistemini oluşturan immün hücrelerden biridir.) hücrelerimizin ilk atası(en ilkel hali) Pro-Dc (unipotent öncü hücre)(CMP/ CLP progeni) embriyonal gelişim sürecimizdeki ilk ışığımız olacaktır.

Araştırmanın temel olarak aradığı cevaplar, dendritik hücrelerimiz kendilerini ne düzeyde geliştirebilir, hangi şartlarda geliştirebilir, bu gelişim sürecinde kalıtsal ve fiziki koşulların etkisi nedir?

Anne karnında bebeğin beyin gelişimi nasıldır?

Embriyonal ve fetal dönemde sinir sisteminin gelişim süreci

İlk 20 hafta

1-İndüksiyon: Dorsal-ventral: Hücrelerin oluşumu (21-28. gün)

2-Proliferasyon: Hücre çoğalması(mitoz)

(kaynak:http://puader.org.tr/files/file/pdf/puader_kongre_2/14.pdf)
(kaynak: https://slideplayer.biz.tr/slide/10783245/

İkinci 20 hafta

3-Migrasyon: Hücrelerin uygun yerlerine göçü.

->şizofreni

->otizm

->Asperger sendromu

->rett sendromu

->disleksi

->epilepsi

determinasyon sürecinde tohumlanır.

4-Farklılaşma:Özelleşme.

5-Miyelinizasyon ve sinaptogenez (24.hafta-50 yaş?): uygun sinaps bağlantılarının oluşumu. (Sinaps, nöronların (sinir hücrelerinin) diğer nöronlara ya da kas veya salgı bezleri gibi nöron olmayan hücrelere mesaj iletmesine olanak tanıyan özelleşmiş bağlantı noktaları.)

6-Seçici hücre ölümü: Yanlış farklılaşan ya da göçen hücrelerin ortadan kaldırılması.

7-İşlevsel geçerlilik: Zayıf sinapsların kaldırılması, kullanımda olanların güçlendirilmesi.

(Kaynak: https://www.hucreler.gen.tr/dendritik-hucre.html)

Doğum sonrası bebeğin beyin gelişimi

->Doğumun ardından 100 milyar nöronumuz (sinir hücaresi) hazırda.

Gelişimin Sıra Düzeni

->kraniyo (kafa) düzeni

->proksimal distal (ön ve arkadan)

->posterior-anterior gelişim

Erken çocuklukta nörolojik gelişim (Anatomik)

  • Sinir (nöron) ve destek doku (glia) hücreleri büyür
  • Uzantı ve sinapslar gelişir.
  • Uzantı ve sinapslarda miyelin kılıfları oluşur.

6-12. ay en belirgin Sinir (nöron) ve destek doku (glia) hücreleri büyür.

Erken çocuklukta nörolojik gelişim (Metabolik aktivite)

  • Kraniyo kaudal, posterior-anterior, proksimal distal
  • Yenidoğanda; Duyu-motor korteksi, beyin sapı ve refleks işlevler için gerekli merkezlerde en belirgin.
  • 2-3. ayda: Görsel-uzamsal bütünleşme için gerekli oksipital ve paryetal lobda en belirgin.
  • 6-12. ayda; Yüksek işlevler için önemli frontal lobda en belirgin.
  • Yenidoğanda; Duyu-motor korteksi, beyin sapı ve refleks işlevler için gerekli merkezlerde en belirgin.
  • 2-3. ayda: Görsel-uzamsal bütünleşme için gerekli oksipital ve paryetal lobda en belirgin.
  • 6-12. ayda; Yüksek işlevler için önemli frontal lobda en belirgin olduğu dönemdir.

Beyin gelişiminde fırsat aralıkları 

Plastisite

Plastisitesi, beynin bağlantılarını düzenleme ya da yeni bağlantılar kurma yetisidir.

  • Duygusal gelişim: 0-2 yaş
  • Matematik ve mantık: 0-4 yaş
  • Dil: 0-10 yaş
  • Müzik: 3-10 yaş

Nörogelişimsel bozukluklar

  • Beynin yapısal ve işlevsel gelişimini etkiler.
  • Etkileri yaşla katlanarak artabilir.

->Motor-duyu-sosyal ve iletişim becerileri-dil ve tüm bilişsel işlevlerde gerilikler.

  • Hareket bozuklukları.
  • Emosyon ve davranış sorunları (ve/veya) epilepsi ile ortaya çıkabilir.

Beyindeki gelişim bozukluklarının nedenleri

Tek ya da çoklu etkenler etkili olabilir

  • Genetik bozukluklar ( Kalıtımsal bozukluk- aileden gelen)
  • Travma
  • Hipoksi (Oksijensiz kalma)
  • Vasküler (Damarlarda oluşan bozukluk)
  • Enfeksiyon, toksin-ilaçlar ve çevresel nedenler
  • Metabolik hastalıklar ( Metabolizma hastalıkları)
  • Beslenme ( Beyin gelişimi için önemli koruyucu folik asit‘tir)
  • Sosyal nedenler

Zekâ gelişiminde kalıtımın rolü

Araştırmalar sonucunda X kromozomu etkinliği ile zihinsel aktivitelerin arasında bir ilişki olduğu ortaya konulmuştur.

Dolayısıyla yavru bireyin üstünde zihinsel olarak anne soyu baskınlık göstermektedir.

Bir başka teori de babadan gelen genleri, anneden gelen genlerin bazı durumlarda kullanılamayacak derecede baskılamasıdır.

“Şartlı Genler” olarak bilinen bir gen kategorisinin kimi durumlarda ancak anneden, kimi durumlarda ise babadan gelirse işlev kazandığı düşünülüyor.

Bilim insanlarına göre zekâ, ancak anneden gelirse işlev kazanan şartlı genler arasında.

Genetik olarak değiştirilmiş fareler üzerinde yapılan labarotuvar çalışmalarında, fazladan bir doz anne genine sahip farelerde daha büyük bir kafa ve beyin gelişmesi, buna karşın daha küçük bir beden gözlemlendi. Fazladan bir doz baba geni taşıyan farelerde ise beyin daha küçük, bedense büyük.

Araştırmalar, fare beyinlerinin yeme alışkanlıklarından belleğe kadar değişik bilişsel işlevleri kontrol eden altı farklı bölümünde, sadece anneden ya da sadece babadan gelen genlerin ifadelendiği hücreler tespit etti. Yalnızca babadan gelen genlerinin ifadelendiği hücreler cinsellik, yemek ve saldırganlık gibi işlevleri düzenleyen limbik sistem bölümlerinde toplanıyor.

Buna karşılık akıl yürütme, düşünme, dil ve planlama gibi en gelişkin bilişsel işlevlerinin yer aldığı serebral kortekste babadan gelen genlerin ifadelenmesine rastlanmadı.

Glasgow’da söz konusu araştırmayı yürüten bilimciler, insanların farelerden farklı olabileceği ihtimalini gözeterek, farelerden elde ettikleri bulguları 1994’ten başlayarak 14-22 yaş aralığındaki 12 bin genç insanla görüşerek de sınadı. Deneklerin eğitim durumlarından, ırklarına ve sosyo-ekonomik durumlarına kadar uzanan birçok farklı etmenin göz önünde bulundurulmasına karşın sonuç değişmedi: En güvenilir zekâ göstergesi yine annenin IQ’su çıkıyordu.

Babalar için tek teselli, araştırmanın genetiğin biricik zekâ belirleyeni olmadığını da açıklığa kavuşturmuş olması. Ortam koşulları da en az kalıtım kadar etkili.

Buna karşılık, Washington Üniversitesi araştırmacıları, zekânın genetik olmayan kısmında da annelerin had safhada önemli bir rol oynadığını buldu. Anne ile çocuk arasında kurulan sağlam bir duygusal bağ, zekâ gelişimiyle yakından ilişkili. Bir grup annenin çocuklarıyla yedi yıllık ilişkisini analiz eden araştırmacılar, annelerinden yakın duygusal destek alan ve entelektüel gereksinimleri karşılanmış çocukların, 13 yaşına geldiklerinde anneleriyle duygusal açıdan mesafeli olan çocuklara göre ortalama olarak yüzde 10 daha büyük bir hipokampusa sahip olduklarını ortaya koydu. Hipokampus, beynin bellek, öğrenme ve strese tepki ile ilgili bölümü.

 

(Kaynak: http://www.independent.co.uk/news/science/children-intelligence-iq-mother-inherit-inheritance-genetics-genes-a7345596.html )

Reklam

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.