Aşı reddi toplum sağlığını tehdit ediyor!

Bulaşıcı hastalıklar, yüzyıllardır insanlığı etkilemiş ve kitlesel olarak hastalanmasına hatta ölümlere yol açmıştır. Günümüzde bu hastalıklarla mücadele için elimizde sürekli gelişen ve etkili aşılar var.  Ancak bazılarımız spekülatif haberler, yanlış bilgiler gibi sebeplerden ötürü aşı korumasından kaçınarak hem kendi hem de toplum sağlığını riske atıyor. Yıllar boyunca DSÖ, ülkelerin sağlık otoriteleri başta olmak üzere pek çok kurum ve kuruluşun çabalarıyla aşılamanın yaygınlaşması sonucu bu hastalıklar minimuma inmişti. Hatta “Çiçek hastalığı” bu mücadele sonucu yeryüzünden silinen hastalıklardan ve artık aşısı yapılmıyor. Ancak son yıllarda aşı ile korunulabilen hastalıklar ne yazık ki daha fazla görülmeye başladı. Bunun önemli bir sebebi ise “Aşı reddi” olarak gösteriliyor.

Gerek ABD ve Avrupa ülkelerinde gerekse ülkemizde yaşanan kızamık vakalarındaki artış ile aşı reddindeki anlamlı yükseliş konuyu yeniden gündeme taşıdı. Aşılar ve aşı reddi konusundaki sorularımı Aile Hekimi Uzm. Dr. Yasemin Balliel yanıtladı.

Aşılar neden önemli?

Aşılar önemli bir koruyucu sağlık uygulamasıdır. Amaç, çocukları ciddi yan etkileri ve ölüm riski olan hastalıklara karşı korumak, toplum düzeyinde bağışıklık sağlanarak bulaşıcı hastalık salgınlarını önlemek, Aşılanmaları mümkün olmayan çocukların da (kanser vb. hastalıklar nedeni ile tedavi görenler ve ağır immün yetersizliği olanlar) korunmasını sağlamaktır.

Her yıl yaklaşık 2 milyon insanın enfeksiyona bağlı ölümlerinin engellenmesi aşılar sayesinde olmaktadır. Özellikle 65 yaş üstü vatandaşlarımızda diyabet, hipertansiyon, astım ve KOAH gibi kronik hastalığı olanlarda aşılama ile bulaşıcı hastalıkların görülme sıklığı, atakları ve ağır seyri azalmaktadır.

Aile Hekimi Uzm. Dr. Yasemin Balliel

Toplumsal bağışıklık nedir, neden bu kadar önemli?

Aşılar insanoğlunun sağlık alanındaki şüphesiz en değerli buluşudur. Aşılanmayan bir çocuk aslında sadece kendi sağlığını değil tüm toplumun sağlığını olumsuz etkiler. Sadece kendisini değil temasta olduğu tüm çevresini riske eder. Aşı olmamak kişisel bir karar değildir, olmamalıdır. Toplumsal bağışıklamada, 1 aşı 10 kişiyi koruma sağlayabilmektedir.

Aşılanmak yerine hastalığın kendisini geçirerek bağışıklık kazanmanın ağır bedelleri olabilir: Kızamığa bağlı ensefalit, körlük ve ölüm, kızamıkçığa bağlı doğum kusurları, bakteriyel menenjit sonrasında zekâ geriliği ve sinir hasarı, çocuk felci enfeksiyonundan sonra kalıcı felçler vb. görülmektedir. Aşı reddi sonucu aileler ya da bireyler sadece kendilerini riske atmamakta, yaşadıkları toplumda salgınlarda ilk vaka olarak rol alabilmekte, bir ülkedeki aşı ile korunulabilen hastalık salgını farklı bir ülkeye sıçrayabilmektedir.Bebek ölümlerinin binde yediye kadar düşmesinde aşılamanın payı büyüktür. Bu yüzden toplumsal bağışıklama önemlidir.

Aşı reddi neden artıyor?

Son günlerde basında çıkan bazı akademisyen kişiler tarafından bilgiye ve araştırmaya dayanmayan aşı karşıtı açıklamalar biz Aile Hekimleri olarak hepimizi üzmektedir.
Koruyucu hekimlik, sağlık sisteminin temel taşıdır. Toplum sağlığını, geleceğimizi ilgilendiren konularda açıklama yaparken hassas davranılması, gerçek bilimsel verilerin paylaşılması gerekir.

Ülkemizde tutanaklarla tespit edilmiş aşı reddi sayıları

2011 yılında 183

2012 yılında 387

2013 yılında 913

2014 yılında 1370

2015 yılında 5091

2016 yılında 11470

2017 yılında 23642

Görüldüğü gibi yıllar geçtikçe aşı reddi oranları dramatik bir artış göstermektedir.

Aşı reddi sebepleri; Yan etki korkusu, halkın yeterince bilgilendirilmemesi, hekim ve diğer sağlık çalışanlarının yeterince destek vermemesi yanında diğer nedenlerine baktığımızda yanlış bilgi kaynakları içeren

  1. Medya
  2. Sosyal medya
  3. Web siteleri
  4. Toplumsal çevre
  5. Dini inançlar olabilmektedir.

Bu nedenlerden dolayı doğru kaynaklardan bilgi almak ve uygulamak her çocuğun hastalıklardan korunma hakkını sağlamaktadır. Her aşı reddi aslında bir çocuk istismarı ve ihmalidir.

Avrupa ve Amerika’da artan kızamık vakalarının sebebi “Aşı reddi” mi?

DSÖ Tüm Avrupa’da Kızamık salgını veriyor. Aşı retleri 25.000 kişiye ulaşmış olup, Kızamık vaka sayısı her geçen gün artıyor. Aşı ile elde ettiğimiz kazanımları kaybediyoruz. Her yıl 2 milyonun üzerinde kızamık nedenli ölümler gerçekleşmekte olup bu ölümlerin 5-9 yaş gruplarında daha sık rastlandığı gözlenmektedir.  Böyle giderse 3. Dünya ülkelerinde meydana gelen ölümler bizde de baş gösterecektir.

2017 de dünya genelindeki kızamık olgu artışı ülkemizde de gözlendi. Türkiye de 2014’de572,2015’ de 342,2016’ da 9 vaka görülürken 2017 ‘de 69 olgu görüldü. 2018’in ilk 9 ayında vaka sayısı 500’ü aşmıştır.

Öksürme ve aksırmayla yayılan kızamık virüsünün yaklaşık 2 saat ortamda canlı kalabilip aşılanmayan bireylerin %90’ını etkilediği bilinmektedir.  Tüm bu gerçekler karşısında aşılanmaktan korkmayıp, kızamıktan korkulması gerektiği gerçeği unutulmamalıdır. Bu durumda Aşı hayat kurtarıcı rol üstlenmektedir.

Aşı reddi ne gibi sonuçlar doğuruyor?

Aşı olmayıp da kızamık hastalığına yakalananlarda en sık ölüm nedeninin zatürre hastalığı olması yanında kızamık hastalığı kalp ve beyinde de kalıcı hasarlara neden olabilmektedir.

Aşı ile önlenebilir birçok hastalık Aşı Reddi sonucunda kalıcı hastalık ve ölümlerle sonuçlanabiliyor. 

Aile hekimleri derneğinizin bu konuda ne gibi çalışmaları olacak?

Tüm bilimsel çalışma ve saha taramalarında Aile Hekimleri olarak görev almaktayız. Aile sağlığı merkezlerimizde hekim ve hemşireler olarak ebeveyn ve gebe görüşmelerimiz ile aşılamanın önemi ve reddi konusunda gerekli eğitimleri vermekteyiz.

Ayrıca Antalya Aile Hekimleri Derneği olarak da Belediye ile ortak yapılacak halka yönelik eğitim planlarımız var. İl genelinde aşı reddinin bu tür girişimlerimiz ile hedeflenen düzeylerde azaltılması amaçlanmıştır.

 

 

 

 

 

Serap Torun
Kidsgourmet Yayın Yönetmeni. Teknoloji ve sağlık alanında çalışan bir yazar ve anne.