5 saniye kuralı gerçek mi? Yere düşen bir emzik temizlenmeden kullanılabilir mi?

İlk defa anne baba olan ebeveynler genellikle bebek bakımı ve temizliği konusunda oldukça hassas olabiliyor. Fazla titiz davranmalarının sebebi tecrübesizlik nedeniyle hiçbir şeyi riske atmak istememeleri olabilir. Özellikle konu temizlik olduğunda yere düşen bir emziği bebeğe yıkamadan ya da mikroplardan arındırmadan geri vermek doğru mu? 5 saniye kuralı olarak ünlenen kural efsane mi gerçek mi?

Beş saniye kuralı olarak ünlenen kural, yere düşen bir yiyeceğin hemen yani 5 saniye içinde yerden alındığı takdirde tekrar temizlenmeden yenmesinin güvenli olabileceğini söylüyor. Ama bu gerçekten doğru bir yaklaşım olmayabilir.

Yere yiyecek düştüğünde neler olur?

Yere düşün bir nesne ya da yiyecek düştüğünde yerdeki mikroplar yiyeceğe bulaşır. Bu bulaşmayı engellemek mümkün olmaz. Özellikle genel temizlik kurallarının çok iyi uygulanmadığı yerlerde bu bulaşma da da olasıdır. Ancak konu yere düşen bir yiyeceğin bebeğe verilmesi olduğunda daha dikkatli olmak mantıklı bir yoldur. Çünkü bebeklerin bağışıklık sistemi henüz tam olarak gelişmemiştir ve yerden alınan emzik, yiyecek vb. nelerle kirlendiğini bilmek son derece zordur.

5 saniye kuralı gerçek mi?

5 saniye kuralı dayanağı olmayan bir çalışmadır ve genel olarak kabul görmez çünkü bu iddianın sonrasında yapılan çalışmalar da bu süre içerisinde bakterilerin düşen nesneye yapışabileceğini göstermiştir. Ancak çok temiz bir alana düşen bir yiyecekte daha az yapışmış bakteri bulmak mümkün olabilir. Fakat temiz sandığınız yüzeyin gerçekte ne kadar temiz olduğu da önemlidir.

Bilinmesi gerekenler

Temiz görünen yüzeyler gerçekten temiz olmayabilir

Kirli görünen bir yer muhtemelen detaylı araştırıldığında daha da kirli çıkacaktır. Ancak temiz görünen bir yüzeyin gerçekten mikropsuz olması çok zordur. Yine de daha az mikrop olma olasılığı vardır. Tamamen mikropsuz olması ise düşük bir olasılıktır. Özellikle mutfak, banyo, tuvalet organik maddelerle kirlenebilen yerlerdir. Banyoda dışkı, mutfakta sıçrayan tavuk, et suyu, yemek vb. bol bol bakteri demektir.

5 saniyeden önce alınması mikropsuz demek değildir

Temiz bir yüzeye düştüğünü düşündüğünüz gıda ya da emzik vb. kısa sürede yerden alınırsa muhtemelen daha uzun süre yerde kalana göre daha az mikrop almış olabilir. Bu tamamen temiz olduğu anlamına gelmez. Özellikle ağızdan direkt düşen ıslak bir emzik mikropları hızla toplayabilir. Kuru ve ıslak gıdalar, düştüğü yer bulaşmada önem taşır.

Düşen bir emziği yıkamak kadar önemli bir şey daha var

Düşen bir emziği, gıdayı yıkadıktan sonra bebeğe vermek önemlidir ancak bunu yaparken elleri de iyi yıkamak gerekir. Unutulmamalıdır ki mikropların pek çoğu ellerimizden geçmektedir. Doğru bir şekilde elleri yıkamak sizi ve ailenizi pek çok sevimsiz hastalıktan koruyabilir. Grip, e coli, salmonella vb. pek çok virüs ve bakteri ellerde bulunur. Gün içinde dokunduğunuz yerler, tokalaştığınız insanlar yoluyla elleriniz kirlenir. Elleri doğru yıkamak önemlidir.

Bebeklerin bağışıklığının gelişmesi için mikroplar evet gereklidir, aşırı temizlik de iyi bir şey değildir. Özellikle son yıllardaki bazı çalışmalar aşırı temizliğin otoimmün hastalıklara ( alerji vb) ve çocukluk çağı kanserlerine neden olabileceğini ileri sürmektedir. Bu nedenle temizliğin dengesini kurmak gerekir. Yere düşen bir nesneyi evde hasta biri, hayvan dışkısı yoksa, evde ayakkabı ile gezilmiyor ve genel temizlik yapılıyorsa, üzerine yapışan farklı kıl, tüy yoksa belki hemen alıp kullanmak sorun yaratmayabilir. Ama tam tersi durumlarda, AVM gibi halka açık yerlerde, ofislerde, yeteri kadar düzenli temizlenmeyen evlerde, banyoda, mutfakta yere düşen bir gıdanın ya da emziğin 5 saniyede alınıp tekrar çocuğa verilmesi doğru bir yaklaşım değildir.

Bu çocuğun yaşı ile yakından ilgili bir durumdur. Yaklaşık iki yaşını geçmiş, aşılarının çoğu tamamlanmış çocuklar için bu durum daha az sorun yaratabilirken bebekler için çok tehlikeli olabilir. Küçük çocuklar için en azından temiz bir sudan geçirmek fayda sağlayabilir. Özetle 5 saniye kuralı için bir şehir efsanesidir ve bilimsel olarak kuvvetli bir dayanağı yoktur denilebilir.