Yiyecek alışverişinizin karbon ayak izini nasıl azaltabilirsiniz?

Yiyecek alışverişinizin karbon ayak izini nasıl azaltabilirsiniz

İklim değişikli ile yiyecekler aslında sandığımızdan daha yakın ilişkilidir. Yiyeceklerimizin karbon ayak izini azaltmak gelecek nesillere güzel bir dünya bırakabilmek için önemlidir. Meselâ sadece bir yumurta yiyerek, atmosfere 260 ila 330 g CO₂ yayabilirsiniz. Peki market alışverişi yaparken karbon ayak izimizi nasıl düşürebiliriz?  

Bir yumurta nasıl böyle bir karbon ayak izine sahip olabilir derseniz kısaca yumurtanın üretiminden sofraya geldiği sürece bakmak yeterli olur. Önce o yumurtayı yumurtlayacak tavuğa yemin ulaştırılması gerekir.  Bu yem bir yerlerde üretilir ve tavuğa ulaştırılır. Ayrıca bu tavuğun yaşadığı alanın ısıtılması da atmosfere karbon salınması demektir. Sonra toplanan yumurtalar marketlere, bakkallara yolculuk yapar. Tabii bu yumurtaları saklamak için kullanılan ambalajları da hesaplamamız gerekir.  

Bunların tümü, çoğu zaman fosil yakıtlar kullanılarak elde edilen enerjiyi kullanarak yapılır. Hammaddelerin üretimi, endüstriyel işleme, nakliye, depolama, pişirme, tüketim ve atık sırasında salınan sera gazlarının miktarını hesaplayarak belirli bir gıda maddesinin karbon ayak izini analiz edebiliriz. 

Karbon ayak izini azaltmanıza yardımcı olacak 5 basit kural

Protein kaynaklarınızı çeşitlendirin

Çiftlik hayvanları arasında en çok inekler geniş toprak ve yeme ihtiyaç duyar. Geğirmeleri büyük miktarlarda metan üretir ki bu da gezegenimizi ısıtan önemli gazlardandır. Tüm bunlar dana etinin karbon ayak izini kümes hayvanlarından ortalama dört kat daha fazla yapar. Koyun da aynı şekilde karbon ayak izine sahiptir ve tüketimi azaltılmalıdır. Dana eti, koyun eti ve peynir dünyaya en çok etkisi olan ilk 3 üründür. Çiftlik somonu da karbon emisyonu en yüksek ürünler arasındadır.

Eğer protein almanız gerekiyorsa bu sadece etten almanız gerekmez. Baklagiller, tahıllar, tohumlar da iyi birer bitkisel protein kaynağıdır. Bu gıdalar büyümek için hayvanlardan çok daha az malzeme tüketir. Bu da onların karbon ayak izinin düşük olmasını sağlar.  Yapılan bir araştırma , yalnızca et tüketimini %70 ve süt ürünlerini %65 azaltarak sera gazı emisyonlarını %80 oranında azaltmanın mümkün olabileceğini göstermiştir.  

Yiyecek alışverişimizin karbon ayak izini nasıl azaltabiliriz?

Organik, her zaman karbon ayak izi düşük demek değildir

Tüketiciler, “organik” veya “serbest dolaşan” kelimelerini yüksek çevre kalitesi (düşük pestisit yoğunluğu ve daha doğal hayvan yetiştirme) ile ilişkilendirebilir ve doğal olarak bunların düşük karbonlu ürünler olduğunu zannedebilir. Ancak süt veya zeytinyağı gibi bazı organik ürünler normal üretilenlere göre daha düşük karbon ayak izine sahipken, organik ve serbest dolaşan yumurtalar çiftlik ürünlerine göre daha yüksek karbon ayak izine sahiptir.

Kuşkusuz, hayvan refahını önemsemek ve sınırlı kimyasal gübre kullanımını desteklemek de önemli hususlardır. Ancak, gıdaların karbon yükünü tahmin etmek için ürünün organik olması yahut olmaması her zaman belirleyici olmayabilir. Yine de genel olarak organik tarım %30 daha az enerji gerektirdiğinden yerli organik ürünler tercih edilebilir.

Mevsiminde yerli üretilen ürünler daha iyi olabilir

Yerel ürünler satın almak, daha küçük bir karbon ayak izini garanti etmez . Ulaşım, gıdaların karbon maliyetine önemli bir katkıda bulunur, ancak tek karbon maliyeti değildir. 

Mevsiminde satın alındığında yerli ürün daha az karbon ayak izi içerir ancak mevsiminde yenmediğinde serada yetiştirilen bir ürünün karbon ayak izi daha yüksek olabilir.  

Ambalaj önemlidir

Plastik ambalaj her zaman kötü değildir ancak geri dönüştürülebilir olmalıdır. Teneke ve cam gibi bazı paketleme çeşitleri çok ağırdır ve bu nedenle yalnızca küçük miktarlarda taşınabilir. Bu, taşınmalarının gıda birimi başına daha fazla enerji gerektirdiği anlamına gelir. Sonuç olarak, bu tür malzemelerden oldukça hafif olan plastik, karbon emisyonlarını azaltabilir. Ancak bu küçük alışverişlerde poşet kullanılması anlamına gelmez. Büyük yüklerin taşınmasında plastik daha uygundur ve geri dönüştürülebilir olmalıdır.

Gıda israfından kaçınmak gerekir

Gıdaların karbon ayak izi olduğuna göre onları israf etmekten kaçınmak ve yeteri kadar alışveriş yapmak da sorunun çözümü yolunda atılacak önemli bir adımdır. Dünya nüfusunun yaklaşık 1/3’ünün açlık çektiği düşünülürse gıda israfı yapmamak bu açıdan da önem kazanır.

Avatar
Ailelerin ve uzmanların tercih ettiği güvenilir yayın.