Yaz mevsiminde alınan kilolardan kurtulmanın 5 yolu!

Yaz tatiline çıkmak biraz rahatlamayı ve stresten uzaklaşmayı sağlarken aynı zamanda pek çok dışsal uyaran nedeniyle kilo almayı da beraberinde getirebiliyor. Gidilen otel ya da tatil köylerinde açık büfe bulunması, renk renk muhteşem bir görsellikle sunulan yiyecekler, kalabalık aile ya da arkadaşlarla birlikte hazırlanan ve yenilen yemekler daha fazla yemek için bizleri cezbediyor.

Yaz mevsiminde alınan fazla kilolardan kurtulmak için aşağıdaki 5 küçük taktik işe yarayabilir;

1.Kendinize aç olup olmadığınızı sorun:

Alınan kilolarda ana öğünler dışında yenilen atıştırmalıkların da etkisi büyük. Bazen heyecandan, sinirden ya da stresten aslında hiç canımızın istemediği şeyleri yiyebiliyoruz. Bunlar da kilo problemlerimizin altında yatan asıl gizli düşmanlar. Bunun önüne geçebilmek için, masanın üzerinde gördüğümüz, bize ikram edilen ya da film seyrederken nedensizce yediğimiz yiyecekleri ağzımıza her götürdüğümüzde önce “Gerçekten aç mıyım?”, “Gerçekten canım bunu yemek istiyor mu?”, “Gerçekten yediğim şeyin beslenmeme bir katkısı var mı?” gibi soruları kendimize sormalıyız.

2.Yemeden önce gör:

Ne yediğimizi ve ne kadar yediğimizi kontrol altında tutabilmek oldukça önemlidir. Pek çok kişi, sık sık diyetisyenler tarafından önerilen bir gün içinde ağızlarına attıkları her lokmayı kayıt altında tutmaları istendiğinde çıkan sonuca şaşırmaktadır. Çünkü gün içinde yediklerimizi sadece ana yemeklerde yediğimiz şeyler olarak düşünürüz ve bunların bile tam ölçüsünü bilemeyiz. Bunun için çok basit ama çok etkili bir yöntem bir öğünde yemek istediğiniz her şeyi, atıştırmalıklar, ana yemek, salata ve hatta mümkünse tatlıyı bile yemeğe başlamadan önce tabağımıza almaktır. Böylece ne yediğimizi ve ne kadar yediğimizi görebilir, kontrol altında tutabilir ve beynimize ne kadar miktar yediğimiz hakkında sinyaller gönderebiliriz.

3.Yerken gör:

Yemeden önce görmenin yanı sıra, yine bize ne kadar şey yediğimizi hatırlatacak ve durmamızı sağlayacak bir şey, yediklerimizden kalan artıklardır. Boş içecek şişeleri, kemikli etlerden arta kalan kemikler, boşalmış çorba kâsesi gibi. Tüm bunlar yemeğimiz bitene kadar gözümüzün önünde durursa ne kadar yemek yediğimizi bize hatırlatır, yeme hızımızı ve yeme miktarımızı düşürür.

4.Bazı malzeme değişiklileri yapın:

Patates kızartmasının yanında ketçap yerine ev yapımı domates sosu kullanmak, ya da mayonez yerine yoğurt kullanmak gibi. Yaratıcılığınızı kullanarak, sağlıksız alternatifler için daha sağlıklı olanları bulmaya ve tüketmeye çalışın.

5.Görsel hileler yapın:

Yediğiniz porsiyonları çok küçültürseniz kendinizi diyette gibi hissedersiniz ve aylardır daha büyük porsiyonlar görmeye ve yemeye alışmış bedeniniz buna tepki verebilir. Kendinizi doymamış hissetmek, çok küçük bir porsiyon yediğiniz için ana öğün sonrası sürekli atıştırmak ideal kilonuza kavuşmanıza engel olabilir. Bunun için, gözünüze doymanız için yeterli büyüklükte görünen bir sandviç ya da hamburger hazırlayabilirsiniz, sadece küçük bir hileyle… Hamburgerinizin içindeki et ve peyniri biraz daha azaltıp, hamburgerinizin yine aynı büyüklükte ve doyuruculukta olması için yeşillik ve domates gibi daha sağlıklı kısımları arttırabilirsiniz. Böylece, hem hamburger yemekten vazgeçmemiş, hem boyutunu küçültmemiş hem de sonrasında vicdan azabı çekmemiş olursunuz.

Bu konularla ilgili daha detaylı bilgi almak ve çevresel uyaranların farkına varıp çevrenizi buna göre şekillendirebilmek için  Brian Wansink’in “Mindless Eating” ya da Türkçe’ye çevrilmiş “Bilinçli Beslenme” kitabını okuyabilirsiniz. “Farkında olmadan çok yiyebilirsiniz, ancak yine farkında olmadan daha az da yiyebilirsiniz” Brian Wansink.

 

 

 

Reklam
Ailelerin ve uzmanların tercih ettiği yayın. Anne bebek çocuk sağlığı, gelişimi ve beslenmesi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.