Sedef hastalığı ile yaşamak

 

Sedef hastalığı, kronik  bir deri hastalığıdır. Bulaşıcı olmayan bu hastalık, en sık dirsek, diz, saçlı deri, el ve ayaklarda keskin sınırlı, pullu, kırmızı, madeni para büyüklüğünde bir deri lezyonları ile karakterizedir. Belirti olarak kaşıntı, tahriş, batma ve ağrı mevcuttur.

1- Sedefin yaygın formu ölümcül olabilir: Nadiren, vücudun tüm cilt yüzeyi hastalıktan etkilenebilir; Sedefin bu yaygın formu ölümcül olabilir, çünkü sedefin yaygın formunda aşırı enflamasyon ve cilt soyulması nedeniyle cildin sıcaklığı düzenleyici özelliği bozulabilir ve cildin bariyer fonksiyonları zarar görebilir.

2-El ve ayak tırnaklarının tutulumunda soyulmalar ve kabuk oluşumu görülebilir:Sedef hastalığı olan bireylerin yaklaşık 10%’unda elleri, ayakları, el ve ayak bileklerini, boyun ve omurgayı etkileyebilen artrit gelişmektedir. Bazı durumlarda eklemler belirgin sakatlığa yol açabilecek şekilde deforme olur. El ve ayak tırnaklarının tutulumunda soyulmalar ve kabuk oluşumu görülebilir ve şekil bozukluğuna neden olabilecek biçimde tırnak dökülmesi olabilir.

3-Sedef hastalığı belirtileri, deriyle sınırlı değildir:  Orta şiddetli ve şiddetli sedef hastalığında eşlik eden bazı iç organ hastalıkları ortaya çıkabilir.  Sedef hastalığı ile Kardiyovasküler Hastalıklar arasında belirgin bir ilişki bulunmuştur. Sedef hastalığı olan kişilerde özellikle, iskemik kalp hastalığı, inme, hipertansiyon, dislipidemi, Tip II diyabet ve Crohn hastalığı bağıl riskleri artmıştır.

4-Hipertansiyona dikkat!Sedef hastalığı hipertansiyon için bağımsız risk faktörüdür. Yapılan bir çalışmada sedef hastalığı olan hastalarda hipertansiyon sıklığı %38,8 olarak bildirilmiştir.

Şiddetli Sedef hastalığı olan kişilerde kalp krizi, inme ve kardiyovasküler mortalite riski daha yüksektir.

5-Şiddetli sedef hastalığı olan hastalarda beklenen yaşam süresinin yaklaşık 5 yıl daha kısadır: Sedef hastalığı Tip II Diyabet için bağımsız bir risk faktörüdür. Hafif sedef hastalığı olan hastalarda Tip II diyabet görülme sıklığı %37,4 iken, şiddetli sedef hastalığı olan hastalarda bu oran %41’dir.

Metabolik Sendrom sıklığı sedef hastalarında genel topluma göre daha yüksek oranda bulunur. Türkiye’de yapılan bir çalışmada sedef hastalığı olan hastalarda metabolik sendrom görülme oranının %62 olduğu gösterilmiştir. Metabolik sendromun karaciğerdeki ifadesi “Yağlı Karaciğer Hastalığı”dır. Sedef hastalığında “Yağlı Karaciğer hastalığı” görülme oranı %59’dur.

6-Sedef ve kanser ilişkisi:  Hastalığının süresi ve şiddeti ile bazı kanser türleri arasında birliktelik olduğu bildirilmiştir. Uzun süreli tedavi ve sistemik tedavi alan sedef hastalarında lenfohematopoetik kanserler, mesane-böbrek kanseri, kolorektal kanserlerin sık olduğu bildirilmiştir. Sedef hastalığı melanom dışı deri kanserleri ve lenfoma için bağımsız bir risk faktörüdür.

7-Sedef ve kolit: Sedef hastalığında inflamatuar barsak hastalıklarının bağıl riski artar.  Sedef hastalığında Chron ve Ülseratif Kolit sıklığının arttığı gösterilmiştir. Sedef hastalığının etkisi ile, etkilenen bireylerde obezite, artan alkol tüketimi ve sigara içme insidansında artış ile sonuçlanan davranış değişiklikleri ortaya çıkabilir.

8-Sedef ve obezite: Obezitenin duruma cevap olarak oluşan davranış değişikliğinin bir sonucu olarak ortaya çıktığı, sigaranın ise sedef hastalığına neden olduğu öne sürülmüştür. Yapılan bir metaanalizde ise, obezitenin sedef hastalığını, sedef hastalığının da obezite gelişim sıklığını artırdığı bildirilmiştir.

9-Alkol ve sedef: Alkolizm ve sedef arasındaki var olduğu bildirilen ilişki, muhtemelen sedef hastalığının hastalığa yakalanan bireylerin üzerindeki psikolojik etkisinden kaynaklanmaktadır.

10-Sedef hastalığının dünyada yaygınlığı yaklaşık %2 civarındadır. Sedef hastalığı olan insanların yaklaşık üçte ikisinde hastalığın hafif formu mevcuttur ve etkilenen vücut alanı % 3’den azdır.

Hastaların yaklaşık dörtte üçünde sedef hastalığının başlangıcı 40 yaşından öncedir ve yaklaşık üçte birinde hastalık 20 yaşından önce ortaya çıkar.

11-Çocuklarda Sedef hastalığı nadir görülür:  Hastalık doğal olarak genellikle aralıklı iyileşme ve alevlenme dönemlerinin olduğu kronik bir seyir gösterir. Ancak, tam remisyon (iyileşme) dönemleri görülür ve beş yıllık veya daha fazla süren remisyonlar söz konusudur.

Sedef hastalığının nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Anormal keratin oluşumu, deri hücrelerinde çoğalma, bağışıklık sistemi aktivasyonu ve kalıtsal faktörler hastalığın gelişiminde rol oynar. Sedef hastalığı bazı ailelerde daha sık görülür. Çocukta sedef hastalığı gelişme riski, eğer hem anne hem de babada sedef hastalığı mevcutsa % 41, eğer bir ebeveynde hastalık mevcutsa % 14 ve bir kardeşinde mevcutsa % 6’dır.

12-Sedef ve genetik: Genetik olarak yatkın bireylerde hem dış faktörler ve hem de sistemik faktörler sedef hastalığını tetikleyebilir. Sedef hastalığı olan kişilerin yaklaşık dörtte birinde lezyonlar ciltte yaralanma sonucu tetiklenir. Sedef lezyonları güneş yanığı ve deri hastalıkları ile tetiklenebilir. Psikolojik stres, sedef hastalığının ilk defa ortaya çıkışını tetikleyebildiği gibi stresli bir olaydan birkaç hafta ya da aylar görülebilen alevlenmeleri de tetikleyebilir.

Bakteriyel enfeksiyonlar olguların yaklaşık % 45’inde, sedef hastalığını tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir. Farenjit en yaygın tetikleyicidir ancak diş apseleri ve cilt enfeksiyonları da tetikleyici olabilir. HIV enfeksiyonu, sedef hastalığı ağırlaştırabilir; HIV-pozitif hastalarda sedef hastalığı oldukça sık olarak tedaviye dirençlidir ve sıklıkla artrit ile birliktedir.

Reklam
Ailelerin ve uzmanların tercih ettiği yayın. Anne bebek çocuk sağlığı, gelişimi ve beslenmesi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.