Kurban bayramı ve çocuk psikolojisi

Kurban bayramı ve çocuk psikolojisi

Kurban bayramı,çocuk psikolojisi açısından ciddiyetle ele alınmalıdır çünkü yetişkinlere ilginç gelen kurban kesimi ve nedenini anlatan hikayeler küçük çocukları korkutabilir. Özellikle 12 yaşın altındaki çocuklar somut dönemde oldukları için, ne gerekçe ile olursa olsun bir babanın çocuğunu kurban etmesini anlayamayacaktır. Öykünün sonu iyi bitse bile bu olasılık onların gelişim dönemleri için korkutucudur. Bu nedenle her şeyden önce “Niçin kurban kesiyoruz?” sorusuna çocuğun yaşına uygun olarak cevaplayabilmek gerekir.

Toplum sağlığını tehdit edecek süreçler oluşmaması için dikkat

Kesilirken kaçan kurbanlıklar, kan manzaraları kurban bayramı süresince medyada sıkça karşımıza çıkmakta. Kurban dini bir vecibe, ne zaman, kimlerin yerine getirmesi gerektiği belirlenmiş. Amacı ise et yiyemeyenlerin et yemesini sağlamak, varlığımızın bir parçasını başkaları ile paylaşmak. Tüm bunları yaparken başka bir canlıya acı çektirmenin, kesimin sağlıksız yapılmasının, kesim sonrası toplum sağlığını tehdit edecek süreçlerin oluşturulmasının bu süreçle hiçbir ilgisi yoktur. Ve bir yandan hayvan sevgisi aşılamaya çalışırken, diğer yandan gözlerinin önünde kesilen, can verirken izlettirilen hatta alınlarına kan sürülen çocuklar. Adeta onlar da kurban edilmiş oluyorlar. Sevap işleyelim derken, çocukların ruhları yaralanıyor ve onlara yazık etmiş oluyoruz. Şiddeti öğretmenin bir parçası oluyor.

Kurban bayramı sonrası artan uyku bozuklukları, korkular, gece işemeleri…

Her yıl kurban bayramı sonrası artan uyku bozuklukları, korkular, güvensizlikler, gece işemeleri ve rüyalara giren kurban sahneleri nedeni ile başvurular olur. Böyle durumlarda uzman yardımı almak doğrudur. Doğru olmayan bu sorunlara neden olan kurban kesme geleneğini doğru ve kurallara uygun bir şekilde yerine getirmemek, çocukların bundan etkilenmelerine izin vermektir. İnançlarımızı, insan olduğumuzu ve çocuklarımızı düşünürsek, kurban kesimini daha doğru yapmamız mümkün olacaktır.

Onlara geleneksel bir bayram bırakmak demek, bazı gelişmelerin olmadığı dönemleri aynen sürdürmeye çalışmak demek değildir. Gelenek demek bayramın felsefesini, anlamını, ruhunu anlatabilmektir. Bunların içinde ise şiddet, bir canlıya acı çektirmek, her yeri kan içinde bırakmak, küçük çocukların eline bıçak vermek olamaz. Çocuğun kurban bayramını, kurban kesmenin önemini anlaması için kesimi izlemesi ise hiç gerekmez. Nerede olursak olalım, bizim ve çocuklarımızın işe ve okula gitmediği bu süreyi onlarla keyifli şeyler paylaşarak geçirmemiz önemli. Normal koşuşturmanın içinde yapamadığımız sohbetleri yapma, onları tanıma, zorluklarını anlama şansımız olabilir. Onlara, doğru değerleri verebiliriz. Gelenekleri sürdürmek için büyükleri ziyaret etmek, akrabalarla görüşmek, bayram gezmelerini paylaşmak eğlenceli olabilir.

Herkese sevgi, barış, anlayış, huzur ve sağlık dolu bir bayram dilerim.

Prof. Dr. Bengi Semerci

 

Bengi Semerci Enstitüsü

 

 

http://www.bengisemerci.com/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here