Bu defa uyku problemi ve uyku düzeni konusuna değineceğim. Hepinizin “hıh işte bu, bakalım ne yapmış” dediğinizi duyar gibiyim. Öncelikle şunu söylemeliyim, en uslu ve gazsız olan bebekler bile, bebekliğinin ya da çocukluğunun belli döneminde geçici olarak mutlaka uyku problemi yaşar. Uykularının artık düzene girdiğini düşündüğümüzde meleğimizin biranda tekrar uykuları bozulursa paniklememeliyiz ve düşünmeliyiz. Hayatımızda ne değişti? Bu neden kaynaklanmış olabilir? Bu soruları kendimize sormalıyız ve her zamanki gibi iyi bir gözlemci olup bunu bulmalıyız.
Hiç sebepsiz yere de böyle bozulmalar olabileceğini de unutmamak gerekir. O zaman da şunu düşünmeliyiz, “dönemsel olarak böyle şeyler olabilir, büyüme atağına girmiş olabilir, bu durum geçecek”. Eğer paniğe kapılırsak yanlış tavırlar sergileriz ve işte o zaman korktuğumuz şey olur, geçmez kalıcı olmaya doğru yol alır.

Uykuya beşiğinde kendiliğinden geçti..

Gelelim meselenin özüne. İlk günlerden itibaren akşam uykusuna geçişte, bir rutin oluşturmak çok önemli. Eylül’ün göbek bağı düştükten sonra her gün saat sekizi onun banyo saati olarak belirledik. Banyo, masaj, giyinme, emzirme, memede uyuya kalmadan pelte olduğu anda ona okşayışlarımı vererek memeden alma sonra dalga sesini eşliğinde yatağına koyma şeklinde ilerleyen bir rutinimiz oldu ve her gün işe yaradı. Uykuya beşiğinde kendiliğinden geçti. Sadece aylar ilerleyip büyüdükçe bu rutine eklediğimiz şeyler oldu.

Örneğin banyodan önce yoğurt yiyoruz ve artık beninle iletişimde olmayı çok sevdiği için giyindikten sonra yatağına yatırıyorum, aldığım denizyıldızı oyuncağının dalga sesini projeksiyonu tavana gelecek şekilde açıyorum. Kızımla birlikte tavandaki ahtapotlara, balıklara, denizyıldızına teker teker iyi geceler diliyorum. Ben iyi geceler derken o da tavana minik arkadaşlarına bakıyor. Hepsine iyi geceler dedikten sonra susuyorum ve kafasını okşayarak onu dalga sesiyle baş başa bırakıyorum. Sonuç; on dakika içinde uykuya geçmiş bir melek.

Geceleri iki defa ya da bir defa uyanıyor. Çoğunlukla bir defa uyanıyor ama iki defa uyanırsa 24:30 ve 03:30-04:00 gibi kalkıyor. 24:30 da uyanırsa sesini duyar duymaz yatağının başına gidiyorum kucağıma almadan yattığı yerde kafasını okşuyorum sakin bir şekilde “hişş” diyorum,  beş dakika içinde tekrar uykuya dalıyor. 03:00 gibi uyandığında ise acıktığı için uyandığını biliyorum ve emziriyorum ama taktik aynı, memede uyuya kalmadan ve bu sefer dalga sesi açmadan yatağa koyuyorum, kafasını okşuyorum ve beş ile on dakika arsında yine uyumuş oluyor.

Ancak şunu bilmelisiniz ki Eylül genel olarak sakin bir bebek. Çok çabuk uyarılan ya da gazlı bir bebeğiniz varsa kucağınızda hafif salınımlarla pışpış yapmak durumunda kalabilirsiniz ama buradaki sırrınız da yine uykuya dalmadan önce yatağa koymak, okşayışlarınız eşliğinde onu uykuya yolcu etmek olsun.

Gündüzleri mümkünse bebeğinizi bol bol emzirin-besleyin.

Bir diğer önemli püf noktası daha gündüzleri mümkünse bebeğinizi bol bol emzirin-besleyin. Gece uykusunda çok faydasını göreceksiniz. Ben hiçbir zaman üç saati beklemedim bir buçuk saat aralıklarında emzirdim ya da sütümü verdirttim. Peki, ben hiç uykuda sorun yaşamadım mı? Tabi ki yaşadım. Hemen kaynağını bulmaya yönelik hareket ettim ve keşfettim ki gündüzleri ben  işteyken bakıcım ve annem bebeğimi uyuturken şöyle bir hata yapıyorlar, kucaklarında pışpışlayarak ve gezerek uyutuyorlar!!! Hemen dur dedim ve sistemimi anlattım bir hafta sonra uykuları tekrar düzeldi.

Peki ya emzik?

Uzmanlar ilk dört ay emziği uykuya yardımcı olarak kullanmanın sakıncalı olmadığını belirtiyor. Bence bunda da püf noktayı unutmayalım, bebek uyumadan önce pelte olduktan sonra emziği çıkaracağız. Bu da olmuyorsa uykuya daldıktan hemen sonra kesinlikle ve kesinlikle çıkaracağız. Gün içinde de olur olmaz durumlarda, ortada hiçbir şey yokken, aman sessiz sakin otursun diye emziği vermeyeceğiz. Demek istediğim bebeğinize, size ve sizin hayat düzeninize göre bir sistem oturtun ve ona devam edin. Unutmayın ki her bebek ve her aile farklıdır. Kendi düzeniniz ve yönteminizi kendi koşullarınıza göre kurmalısınız. Fakat yine belirtmeliyim ki bebeğinizi uyutmak için hiç bir şey işe yaramıyor olabilir, o zaman bir uzman desteği almaktan sakın kaçınmayın. Yalnız destek aldığınız kişinin mutlaka gelişim uzamanı bir psikolog olması gerektiğini unutmayın.

Anne olmak zor hem de çok çok zor dolayısıyla bu anlattıklarımın hepsini uygulamak da çok zor. Genellikle yazdığım gibi kolay uygulayamıyorum. Ama zor olsa da mutlaka uyguluyorum.

Aceleniz varsa, acele etmeyin!

Son olarak bir tavsiye daha “aceleniz varsa acele etmeyin”. Çünkü ne zaman “Eylül uyusa da ben de şunu yapsam” desem küçük pıtırcık bunu hissediyor ve uykuya geçmiyor. Bu uyku için değil çocuğunuz ile yapacağınız her şey için geçerli. Aceleniz varsa acele etmeyin. Aslında ben burada kendi bebeğimden yola çıkarak kısaca bir uyku hikâyesi anlattım. Kendi sisteminizi oluştururken sorgulamanız, gözlemlemeniz ve dikkat etmeniz gereken birçok püf noktası var. Umarım en kısa zamanda -vakit bulabilirsem- yazı dizim dışında dergimiz için böyle bilgilendirici bir yazı yazabilirim.

Sevgiler

Uzm.Gelişim Psikoloğu Deniz Özkılıç Kabul
SENS Gelişim Akademisi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here