Eleştirmek yerine değiştirmek gerek!

İbrahim Betil bugüne dek pek çok vakıf, dernek kurulumunda ve yönetiminde görev aldı. Hayata geçirdiği projeler ile binlerce insanın yaşamına katkı sağlıyor.

Serap Torun – İbrahim Betil

Betil, “Eleştirmek yerine değiştirmek amacıyla adım atmayı bir yaşam ilkesi olarak benimsedim. Yıllardır hem kurumsal hem de profesyonel hayatımda hep buna odaklandım. Benim için eleştirmek tribünde oturmak demektir. Önemli olan tribünde yaptığın eleştiri ile ilgili sahaya çıkıp oyunu oynayabiliyor musun, oynayamıyor musun? Ben ona bakarım.” diyerek bizlere sivil toplum kuruluşlarının önemini bir defa daha hatırlatıyor.

İbrahim Betil ile sosyal sorumluluk projeleri ve sivil toplum kuruluşlarını konuştuk.

Sivil toplum anlayışının ülkemizde ve dünyadaki durumu nedir?

Zamanımın büyük bölümünü sivil topluma, eğitime, gençlere sosyal kalkınmaya yönelik projelere ayırıyorum. Bunun temelinde de şu var; Türkiye’de kalkınamamış bir sivil toplum anlayışına sahibiz.

Türkiye gibi 77 milyon nüfusa sahip bir ülkede vakıf ve dernek sayısı sadece 110.000 civarında. Bizim nüfusumuzun neredeyse %10’u kadar olan 9 milyon nüfuslu İsveç’te 190 bin,  Fransa’da 800.000, Amerika Birleşik Devletleri’nde 1.800.000 sivil toplum kuruluşu var. Aslında bu tabloya baktığımızda Türkiye’de bir sivil toplum anlayışı yok denilebilir.

Bu durumu nasıl düzeltebiliriz? Sizce neler yapılmalı?

Bunları düzeltebilmek için toplumda eğitim, tecrübe, sosyal statüsü ile öne çıkan kişiler bu tip yapılanmalara ön ayak olmalıdır. Tabii ki kurumlar da sosyal sorumluluk adına adım atmalıdır. Bugün baktığımızda kurum çalışanları da artık günlerce çalışıp, kurumu kalkındırmaya çabalamak haricinde başka motivasyonlar da istiyor. Aidiyet yaşadıkları kurumun, topluma faydalı projelerde yer alması çalışanlarını da motive ediyor.

Tüketici açısından bakıldığında ise tüketicinin bir sosyal sorumluluk projesine destek veren kurumun hizmetini biraz daha yüksek bedel ödemeyi göze alarak satın almayı tercih ettiğini görüyoruz.

Burada yapılan sosyal proje marka değerini de arttırıyor.

Şirketler sosyal sorumluluk projelerine destek verirken öncelikle nelere dikkat ediyor?

Şirketlerin ilk tercihi, kendisinin kurduğu bir dernek ya da vakfa destek vermek veya dışarıda kurulmuş olan bir sivil toplum kuruluşuna destek vermek yönünde oluyor.

Bir sivil toplum kuruluşu ile çalışma yapılacaksa nelere dikkat etmek gerekir?

Şirketler bir sivil toplum kuruluşuyla çalışacağı zaman ilk önce amacına bakıyorlar. Hâlbuki temel bakılması gereken konu sivil toplum kuruluşunun bu niyeti hayata geçirmek için ne kadar şeffaf davrandığı olmalıdır.

Özellikle toplumdan bağış toplayan kuruluşların tüm mali verilerinin web sayfasında görülmesi gerekir. Verilen paranın nereye gittiği, nasıl harcandığı muhakkak açıklanmalıdır. Bizim için bu bilincin topluma yerleştirilmesi çok önemli bir konudur.

Sivil toplum kuruluşları topladıkları bağışların %33’ünü kuruma idari gider olarak kullanabilirken, en az %67’sini amaca yönelik kullanmak zorundadır. Bağışçı bu noktada bir karşılaştırma yapmak isteyebilir. Bağışçılar, mali tablolarını açıklayan sivil toplum kuruluşlarının tablolarını inceleyerek kim daha fazla parayı amaca yönelik kullanıyor, kim daha az idari masraf ödüyor bunu değerlendirerek seçim yapabilirler.

Bana göre, bağış yapılan sivil toplum kurumlarının amacı topluma fayda sağlamaktır. Bu nedenle bağış yapılacak kurum seçilirken idari harcaması az, amaca yönelik harcaması çok olan kuruluş tercih edilmelidir.

Bir diğer önemli konu ise sivil toplum kuruluşunun mali verileri, sunumları sadece söylemde kalmamalı bağımsız denetçiler tarafından da incelenmiş olmalıdır.

Peki amaçlar yansıtıldığı gibi oluyor mu?

Sadece mali tablolarda değil amaçlarda da şeffaf olmak lazım. Söylemlerle eylemler örtüşmeli. Bu noktada bilgilendirme çok önemlidir. Sivil toplum kuruluşunun faaliyetleri konusunda zaman zaman bağışçılarına bilgilendirme yapması kurumun güvenilirliğini arttırır. Bunları yan yana getirirseniz ülkemizde sivil toplum kuruluşlarını geliştirebilirsiniz. Sivil toplum kuruluşlarının düzgün işler yapmasının yanı sıra toplumda güven oluşturacak projeler yapması gerekir. Bir sivil toplum kuruluşunun en önemli sorumluluğu şeffaflık ve bilgi vermek olmalı. Topluma güven vermek ve güveni yaygınlaştırmak da çok önemlidir.

Toplum Gönüllüleri Vakfı ve SenDeGel Derneği’de çalışmalarınız ne aşamada?

Toplum Gönüllüleri Vakfı’nı 2002 yılında kurduk. Gençlerin gönüllü olarak sosyal sorumluluk çalışmalarına katılmasını sağlayarak kişisel gelişimlerine katkıda bulunuyoruz. 2014 yılında, Türkiye’nin dört bir yanından 123 üniversiteden, 53.159 gencin katılımıyla 1.378 yerel, ulusal ve uluslararası sosyal sorumluluk projesi/etkinliği/kampanyası gerçekleştirdik.

Şuan “SenDeGel Derneği” de benim için çok önemli. SenDeGel Derneği olarak tamamen insani kalkınmaya hizmet edebilmek amacıyla Gambiya’da başlattığımız projeler, Senegal’de de devam ediyor. 4 yılda 200.000’den fazla insanın hayatına etki etmeyi başardık.

 

*SenDeGel Derneği çalışmalarına göz atmak isterseniz derneğin web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Ailelerin ve uzmanların tercih ettiği yayın. Anne bebek çocuk sağlığı, gelişimi ve beslenmesi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.