Eğitimde yapay zekâ dönüşümü

Günümüzde artık çocuklara teknoloji ve dijital okur yazarlık öğretmek gerekiyor. Bu eğitimlere, küçük yaştan itibaren onların yaşına uygun olarak başlamak önemli. Küçük yaşta bu temeli alan çocuklara ileriki yaşlarda yapay zekâ, derin öğrenme, makine öğrenimi gibi daha detaylı konularda eğitim verilebilir. Bu eğitimler önemli çünkü bugünün çocukları, gelecekteki iş yaşamlarında robotlar, yapay zekâ (AI), sanal asistanlar, IoT cihazlar ve belki de şu an aklımıza gelmeyen farklı teknolojiler ile çalışacaklar. Tüm bu sebeplerden ötürü eğitimde yapay zekâ kullanımı şimdiden ön plana çıkmaya başladı.

Eğitimde yapay zekâ dönüşümü
Eğitimde yapay zekâ dönüşümü

Bu sebeple de dünyada 2030 eğitim hedefleri oluşturuldu. Bu hedeflerin amacı eğitimi daha kaliteli, ulaşılabilir, güncel bir hâle getirmek ve herkes için yaşam boyu öğrenme fırsatlarını teşvik etmek. Birleşmiş Milletler, OECD, UNESCO gibi örgütler de bu geçiş döneminin eşit imkânlar sağlaması için uyarılarda bulunuyorlar ve sistemin nasıl olması gerektiği ile ilgili öneriler sunuyorlar.

Eğitimde dönüşümden söz ederken yine karşımıza “Yapay zekâ” çıkıyor. Pek çok ülke gibi bizim de 2030 yılı hedefimizde eğitimde yapay zekâ kullanımı var. Böylelikle çocuklara kişiselleştirilmiş, ulaşılabilir, sürdürülebilir, kaliteli bir eğitim sunulması planlanıyor. Ancak uygulamada hangi ülke ne derece başarılı olacak bunu zaman gösterecek.

Uzak Doğu, eğitimde yapay zekâ kullanmaya başladı

Teknoloji çağında öne çıkan özellikler; yaratıcılık, iş birliği ve eleştirel düşünme. Bu yönden güçlü bir nesil geliştirebilmek için geçtiğimiz hafta Tayvan, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için internet üzerinden yapay zekâ kurs programı başlattı. Bakanlık, internetten ücretsiz ulaşılabilen kursların basılı kitaplarını da eylülde piyasaya sürmeye hazırlanıyor.

Çin, ABD ile dünya devi olma rekabetinde lider olmak için yatırımlarına son hız devam ediyor. Gelecekte otomasyon nedeniyle yeni neslin işsiz kalmaması için ülke çapında ileri teknoloji eğitimine önem veriliyor. Bu nedenle de Çin okullarında 2030 yılına kadar dünya standartlarında AI dersleri ve AI araştırma merkezi kurulmasına çalışılıyor.  Aynı fikirden yola çıkan Hindistan’da da 8, 9 ve 10. sınıf öğrencilerini geleceğe uygun yetiştirmek için yapay zekâ dersi, seçmeli ders olarak öğrencilere sunuyor.

Eğitimde yapay zekâ kullanılacak okullarda amaç sistemindeki öğretmenlerin yükü hafifletmek, öğrencilerine kişiselleştirilmiş eğitim sunabilmek ve öğrencilerin ilgi alanlarını doğru tespit ederek onları yönlendirmek. Bazı okullar ise Çin’de olduğu gibi yapay zekâyı müfredata alarak çocuklara öğretmeyi hedefliyor. Kod yazmak değil mühim olan bir yapay zekâ algoritmasını oluşturmayı başarabilmek marifet. Bunu içinde multidisipliner bir çalışma, hayal gücü, fen, fizik, matematik, sosyal bilgiler, etik, psikoloji, hukuk her şey var. Sözün özü çok yönlü düşünmek gerekiyor.  Bu nedenle bana “Çocuğuma kod yazmayı öğretmeli miyim?” diye soran velilere bunun için özel bir eğitim aldırmalarını önermiyorum. Ancak okulda zaten öğretiyorlarsa pek tabii öğrensin. Fazla bilginin zararı olmaz. Bilgiyle ve bilimle kalın.

Serap Torun‘un teknoloji yazıları için seraptorun.com‘u ziyaret edebilirsiniz.