Ebeveynlik kitabı “Uzaylı Çocuğum Okula Gitti: Ve Ben Pembe Bir Pony’ ye Bakıp Ağlıyorum” raflarda!

Ebeveynlik kitabı “Uzaylı Çocuğum Okula Gitti: Ve Ben Pembe Bir Pony’ ye Bakıp Ağlıyorum”
Ebeveynlik kitabı “Uzaylı Çocuğum Okula Gitti: Ve Ben Pembe Bir Pony’ ye Bakıp Ağlıyorum”

Ebeveynlik kitabı kategorisinde raflarda yerini alan “Uzaylı Çocuğum Okula Gitti: Ve Ben Pembe Bir Pony’ ye Bakıp Ağlıyorum” yeni ebeveynler için tam bir başucu kitabı. Çocuk ve Genç Psikiyatristi Dr. Emel Tütüncü imzasıyla raflarda yerini alan kitapta çocuk yetiştirme sürecinde yaşanabilecek durumlar, farklı ve okuyucuyla empati kurabilen bir yaklaşımla anlatılmış.

Çocuk ve Genç Psikiyatristi Dr. Emel Tütüncü kitabını şu sözlerle anlatıyor. “Çocuk sahibi olmak; bir meslek sahibi olmak, hayvan sahibi olmak, ev ya da eşya sahibi olmak kadar kolay değildir. Sahip olmak istersiniz ancak gerçekte “sahip olabilmeniz” mümkün değildir. Anne babalar yanında, çevresinde çocuk görüp onun hayatına giren, öğretmen, doktor, hemşire, güvenlik görevlisi tüm erişkinler için bu net kural geçerli.

Çocuğu destekler, dinler, onunla güler, ona güler, onunla ağlayabilirsiniz, eşlik edersiniz, o izin verirse… Sahip çıkabilirsiniz, sahibi olamazsınız.

Çocuğun düşünce biçimi, algısı, dikkatini çeken durumlar, varlıklar, onları yorumlama biçimi, erişkinlerden tamamen farklıdır.

Alıştığınız, hergün sabahına uyandığınız, hiç şaşırmadan kabul ettiğiniz tüm “dünya halleri”, “sıradan şeyler”, onlar için sürpriz, eğlenceli, şaşırtıcı ya da korkutucu olabilir.

Dünyaya “tanıdık olmayan”, “kuralları bilmeyen”, “uygunsuz güvenen, uygunsuz gülen”, “olmadık yerde susup, olmadık yerde, çok konuşan”, bu nedenle dünyalı değil, “uzaylıdır”.

Şimdi erişkin olanların geçtiği uzaylılık dönemi, anımsanamayacak kadar uzakta olabilir. Hele hele aceleden, toz dumandan, koşturmaktan görülemeyecek kadar karanlıkta kaldıysa…

Tüm zekanız, okuduğunuz kitaplar, izlediğiniz diziler, filmler, yurtiçi-yurtdışı kültür turları, aldığınız seminerler, çevrenizdeki, hatta evinizdeki “uzaylı” yı anlamanıza yetmez. Çünkü “uzaylı” nız, size duymak istemeyeceğiniz şeyleri söylemekten kaçınır, duymayı tercih edeceklerinizi söyler, SİZDEN KORKUYORSA!!!

Anlayamadığınız ve sizde öfke uyandıran, sabredemediğiniz uzaylı, okuldan, canavardan, izlediği bir filmden ya da arkadaşlarının anlattıklarından korkmaz sıklıkla…

Sınav sırasındaki ya da piyano performansında sahneden korkusu, başarısızlık kaygısı ne kadar ona ait, ne kadar size ait bir korkudur, sırasını yitirir…

Sevdiğiniz, koruduğunuz, desteklemek ve yaşatmak için uğruna neleri göze aldığınız “uzaylı” ya aslında ve sadece sizden korkuyorsa!

Bu yüzden, “Uzaylı Çocuğum Okula Gitti: Ve Ben Pembe Bir Pony’ ye Bakıp Ağlıyorum” bir korku kitabı, erişkinler için.”