Kışın çevresel faktörler nedeniyle çocuklar, grip gibi viral enfeksiyon hastalıklarına daha sık yakalanırlar. Oysa, bağışıklık sistemini güçlendirmek, grip gibi viral enfeksiyon hastalıklarının yaygın görüldüğü dönemlerde bazı önlemler almak, çocuklarımızı hastalıklardan korumakta yardımcıdır. Aynı önlemler aslında tüm viral enfeksiyon hastalıkları için alınması gereken önlemlerdir. Hastalığın adının grip, kuş gribi, domuz gribi olmasına bakılmaksızın temel önlemleri almak pek çok enfeksiyon hastalığına karşı çocuklarımızı olabildiğince korumamızı sağlar.

Çocukları grip ve benzeri enfeksiyonlardan nasıl koruyabiliriz

Soğuk kış aylarında çocuklarımızın sağlığı için alabileceğimiz önlemler ve yenidoğan döneminde dikkat edilmesi gerekenler hakkında İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları A.D. Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Mehmet Vural önemli bilgiler verdi.

Gribe karşı çocukları nasıl koruyabiliriz?

Bu tür enfeksiyonlardan korunmak için alınacak önlemleri şöyle sıralayabiliriz; Hasta kişilerle teması en aza indirmek, mümkünse temas etmemek, kalabalık yerlerden kaçınmak, çocukları alışveriş merkezlerine götürmemek, evi gün içinde birçok kez ve iyi havalandırmak önemlidir. Ayrıca çocukları hava soğuk olsa bile sokağa, bahçeye parka çıkarıp temiz hava almalarını sağlamak, evin hava sıcaklığını kesinlikle 21-22 derece üzerine çıkarmamak, ev içindeki hijyeni iyi sağlamak ve bol bol el yıkamak alınabilecek diğer önlemlerdir. Özellikle alışveriş merkezlerindeki oyun alanlarının çocukların rutin oyun alanı olmaması gerekir.

Tabii  çocuğun iyi beslenmesine dikkat etmek, gün içinde bol miktarda sebze, meyve, protein ve sıvı alımını sağlamak önemlidir. Ayrıca vücut direncini korumak için düzenli ve yeterli miktarda uyumasına da özen gösterilmelidir.

Yeni doğan  kontrolleri ne sıklıkta olmalıdır?

Yenidoğan için en önemli kontrollerden bir tanesi, doğum sonrası hastane çıkışını takiben yapılacak olan ilk kontroldür. Tüm dünyada, son yıllardaki eğilim, anne ve bebeği en kısa zamanda hastaneden çıkarmaktır. Burada maddi kaygılar da işin içine girmektedir. Normal doğumlar ilk 24 saat içinde, sezaryen doğumlar ise 48-72 saat içinde hastaneden taburcu edilmektedirler. Burada, taburculuk sonrası takibin çok iyi yapılması ve yenidoğan bebeğin 48 saat içinde tekrardan doktor tarafından görülüp muayene edilmesi çok önem kazanmaktadır. Çünkü ancak bu şekilde yenidoğandaki sarılık problemi, beslenme problemleri, göbek kordonu ile ilgili küçük problemlerin tanısı konabilir. Bu sorunlar erken dönemde saptanmazsa, yenidoğanın, karşımıza, geriye dönüşü mümkün olmayan problemlerle gelmesine yol açar. Yine bu muayenede annenin emzirmesi, bebeğin beslenmesi ve kilo alımı il ilgili karşılaşılacak problemler üzerine eğilmek ve sorunları büyümeden gidermek gerekir. Yenidoğan döneminde, yani ilk 28 gündeki diğer kontroller tamamen hastanın ihtiyacına göre ve doktorun değerlendirmesi doğrultusunda yapılır. Her hâlükârda 1. Ayın sonunda yenidoğan bebek hem doktor muayenesi hem de aşılama amacıyla görülmelidir.

Yenidoğan açısından, ailelerin, hemen doktora başvurmalarını gerektiren sık karşılaşılan durumlar nelerdir?

Bebekte ortaya çıkan bir sarılık durumu yani deri renginin sarıya dönüşmesi, göbek kordonunda veya göbek deliği etrafında ortaya çıkacak bir kızarıklık, kötü kokulu ve renkli akıntı, kanama, ateş, bebeğin emmeyi ret etmesi,  kilo alamama, kaka yapamama, nefes alıp vermede zorlanma gibi durumlarda derhal hekime başvurulmalıdır.

Çocukluk dönemi aşıları eski uygulamadan farklı zamanlarda yapılıyor, bunun sebepleri ve bu uygulamadan beklenti nedir?

Yenidoğan dönemi her türlü mikroba açık olunan ve korunmasız bir dönemdir. Bu dönemde bebeklerimizin Sağlık Bakanlığı şemasına uygun olarak aşılanmaları da tabii ki çok önemlidir. Aşılarla ilgili bilgilerimiz de sürekli güncelleniyor. Bu sebeple aşı şemalarında bazı değişiklikler olabiliyor. Ayrıca her ülkenin risk durumuna göre kendine uygun bir aşı şeması ortaya çıkarması gerekiyor. Örneğin bugün ülkemizde kullanılan aşı şeması ile Fransa’da kullanılan aşı şeması arasında farklılıklar vardır. Zaman içinde ortaya çıkan risklerdeki değişikliklere göre Sağlık Bakanlığı, ülkemizin aşı şeması üzerinde de değişiklikler yapmaktadır. Örneğin kızamık aşısı gibi bazı aşıların daha erken yapılması ve uygulanan aşı sayısının arttırılması da bu şekilde sağlanmıştır.

Anneler grip olduklarında emzirmeye devam etmeli mi?

Tabii ki anne bebeğini emzirmeye devam etmelidir. Hatta anne bu şekilde bebeğini tedavi de etmektedir. Anne hastalığa karşı antikor oluşturmakta, bu antikorlar anne sütüne geçmekte ve oradan da emzirme ile bebeğe ulaşmaktadır. Bu şekilde bebek başka hiçbir şekilde ulaşamayacağı bir koruma altına girmektedir. Bu dönemde annenin dikkat edeceği bir iki nokta vardır. Ellerini çok iyi yıkamak, evi çok iyi havalandırmak ve çok burun akıntısı varsa, bebeğe yaklaşırken ve emzirirken eczaneden alacağı bir maskeyi kullanmak faydalı olacaktır.

Piyasada çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için bitkisel adı altında pek çok ürün satılmakta. Bu ürünler fayda sağlıyor mu?   

Bu ürünlerin çocuklara ne yarar sağladığı hakkında kanıta dayalı bilimsel veriler yoktur. Yine bu tür ürünlerin birçoğu ilaç kabul edilmediği için, etkileri veya yan etkileri ile ilgili araştırmalar da yapılmamıştır. Üzerlerinde birçok araştırma yapılmış ilaçları bile çocuklarımıza mümkün olduğu kadar az vermeye çalışırken, elimizde hiçbir bilimsel veri bulunmayan ürünleri kullanırken ne tür riskler aldığımızı da düşünmemiz gerekmektedir.

 

Çocukları grip ve benzeri enfeksiyonlardan nasıl koruyabiliriz?
İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları A.D Öğretim görevlisi Prof. Dr. Mehmet Vural

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here