Çocuklarda Tip1 diyabet

Son yıllarda görülme sıklığı erken yaşlara kadar indiğinden çocuklarda Tip1 diyabet küresel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Genel vücut sağlığını riske sokan bu durum, uygun tıbbi destek alınmadığında ciddi bir problem yaratabilir ve diğer organlara zarar verebilir.

Çocuklarda Tip1 diyabet
Çocuklarda Tip1 diyabet

Tip1 diyabet nedir?

Tip1 diyabet, vücudun kendi bağışıklık sisteminin, pankreastaki insülin üreten hücrelerini (beta hücreleri) tahrip etmesi ile oluşan otoimmün bir durumdur. İnsülin olmadan, vücut şekeri enerjiye çeviremez. Tip1 diyabette, insülin az veya hiç salgılanmadığından vücut şekeri işleyemez. Enerjiye çevrilemeyen şeker kan dolaşımında kalır. Kan şekeri seviyesi yükselir ve olması gerekenin üzerine çıkar. Tip1 diyabete “juvenil diyabet” de denilmektedir. Genellikle çocukluk ve genç çağında ortaya çıkmakla birlikte 6 aydan sonra çocuklarda görülebilmektedir.

Tip1 diyabetin sebebi nedir?

Zannedildiği gibi beslenme ve yaşam tarzı Tip1 diyabete sebep olmaz. Ancak bu sağlıksız bir yaşamı desteklemez.  Tip1 diyabetin sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte bazı araştırmalar vücudun bağışıklık sistemini riske sokan geçirilmiş bir viral bir enfeksiyonun ya da kalıtsal (genetik) özelliklerin sebep olabileceğini göstermiştir. Çocuklarda görülen Tip1 diyabetin tek bir nedeni yoktur. Bu çocukların ailelerinin %90’ınında Tip1 diyabet olmadığı da bilinmektedir. Dolayısıyla genetik faktörlerin de etkisinin sınırlı olduğu düşünülmektedir. Nedenler açısından daha çok, toksinler, besinler, stres, hızlı büyüme gibi çeşitli çevresel faktörleri, ileri yaş gebelikleri, prematür doğumlar ve enteroviral enfeksiyonlar üzerinde durulmaktadır.

Tip1 diyabet belirtileri nelerdir?

Çocuklarda Tip1 diyabet belirtileri pek çok farklı hastalıkla benzer belirtiler verebilir. Bu sebeple eğer bir şüpheniz varsa çocuğunuzu takip eden hekime başvurmak en doğru seçenektir. Genel olarak belirtiler şöyledir:

  • Sık idrara çıkma (Gece artan ihtiyaç ve kimi zaman yatağını ıslatma).
  • Çok susamak, su içmek.
  • Normalden fazla yemek ve buna rağmen kilo kaybı.
  • Aşırı ve sürekli hâlsizlik, yorgunluk.
  • Mide bulantısı.
  • Hızlı nefes alma veya bilinçsiz düşme.
  • Kız çocuklarda genital mantar olabilir.
  • Bebeklerde sık sık bez değiştirme ve kilo kaybı, susuzluğa bağlı huzursuzluk.

Bu belirtilere ek olarak insülin eksikliğinin artmasından dolayı bulantı, kusma, gözlerde çöküklük, solunumda sorunlar, ağızda aseton kokusuna benzer bir koku gibi belirtiler ileri sorunları işaret eder.

Tip1 diyabet nasıl teşhis edilir?

Şeker hastalığı belirtileri olan çocukları bir hekime başvurarak muayene ettirmeniz gerekir. Bulgulardan emin değilseniz aile hekimi veya çocuk doktoruna bilgi verebilirsiniz. Hekimler tanı koymak için kan ve idrar testleri isteyebilir. Şüpheli görülen durumlarda aile hekimi “çocuk endokrinoloji” hekimine yönlendirme yapacaktır. Çocuklarda diyabet tanısı genel bulguların yanı sıra günün herhangi bir saatinde kan şekeri ölçümü ile teşhis edilebilir. Bunun yeterli olmadığı düşünülürse açlık kan şekerine bakılabilir ve daha ileri olarak şeker yüklemesi yapılabilmektedir. Ancak şeker yüklemesine genellikle gerek duyulmadan tanı konulmaktadır.

Tip1 diyabet kimlerde görülür

Tip1 Diyabet risk faktörleri genetik yatkınlık, viral enfeksiyona bağlı gelişen sorunlar görülmektedir. Her iki ebeveyni de Tip1 diyabet varsa, çocukta da görülme ihtimali yükselir. Ayrıca, Tip1 diyabeti olan babanın, anneye veya kardeşe göre Tip1 diyabet riskini arttırdığı gözlenmiştir. Çok sayıda Tip2 diyabetli yakını olanlarda, gebelik sırasında diyabet ortaya çıkan kadınların çocuklarında görülme oranı daha yüksektir.

İçinde yaşadığımız çevre vücudumuzu etkiler. Sıcak ülkelerde yaşayan insanlar, Tip1 diyabet geliştirme riski daha düşüktür olduğu görülmüştür. Bunun sebebi olarak da viral enfeksiyonların daha az olması düşünülmektedir.

Çocuklarda Tip1 diyabet tedavisi nasıldır?

Tip1 diyabet tedavisi uzun soluklu, ömür boyu süren bir durumdur. Öncelikle sağlıklı beslenme, yaşam tarzı düzenlemesi, egzersiz ve insülin kontrolü gerektirir.  Diyabet hapları, Tip1 diyabet hastaları için fayda sağlamaz. Diyabeti kontrol altında tutmak için çocuğun kan şekerinin düzenli takibini gerekir. Bu nedenle Tip1 Diyabette hekim takibi önemlidir.

İnsülin vücuda nasıldır verilir?

Bu işlem için insülin kalemi, iğne, insülin pompası gibi araçlar kullanılır.  Eğer kişiye özel bir insülin karışımı kullanılması gerekiyorsa insülin kalemi kullanılmaz. İğne ise son derece ince ve can acıtmayacak bir boyuttadır.  Çoklu insülin tiplerinin karıştırılmasının gerektiği durumlar için de uygundur. İnsülin pompasısın ise karnın alt kısmında derinin altındaki bir depolama cihazına bağlı tüpü bulunur.

Bu çocuklar günde en az 4 kez insülin yapmak durumundadırlar. İnsülin, yemeklerden önce kısa ya da hızlı etkili, gece yavaş etkili insülin verilir. İnsülin enjeksiyonu karın, kalça, kollar ve bacak ön yüzlerine yapılır. Enjeksiyon yerlerinin günden güne değiştirilmesi, hep aynı yere uygulanmaması gerekir.

Çocuklarda Tip1 diyabet kısa ve uzun vadede farklı sorunlar oluşturabilir.

Bazı kısa vadeli komplikasyonlar hipoglisemi, diyabetik ketoasidoz (DKA) görülebilir. Hipoglisemi kullanılan insülinin fazla dozda alınması sonucu kan şekerinin düşüklüğüdür. Bu da ellerde, bacaklarda, yüzlerde uyuşma, kalp atışında hızlanma, terleme, uyku hâli, baş ağrısı gibi belirtiler verebilir. Şiddetli hipoglisemi organlara hasara yol açabilir ve bazı hasarlar geri dönüşsüz olabilir. Kan şekeri üst ve alt sınırları her insan için değişebildiğinden hekimin belirlediği rakamlar arasında tutulması önemlidir. Çocuğun kan şekeri seviyelerini bilmek ve bu tür olaylara hazırlıklı olmak gerekir. Çocuk uykuda iken şeker seviyesinde iniş çıkışlar olabileceğinden akşam yemeğinden önce doğru dozda insülin verilmesi önemlidir. Bu duruma “Gece Hipoglisemi” de denir.

Vücutta insülin yetersizliği olduğunda vücut, şeker eksikliğini gidermek için yağ yakar.Bu duruma diyabetik ketoasidoz denir. Vücutta yağ parçalandığında ketonlar serbest kalır ve fazlası kanı asidik hâle getirerek sorunlara yol açabilir. En belirgin özelliği nefes kokusu, sık idrara çıkma, ani kilo kaybı, susuzluk ve yorgunluktur. Bu ciddi bir durumdur ve gecikmeden hekime bilgi vermek önemlidir.

Şeker seviyeleri 10 yıl veya daha uzun bir süre kontrol edilmez, tedavi uygulanmazsa uzun vadeli sorunlar ortaya çıkabilir. Küçük ve büyük kan damarları hasar görebilir. Bunlar gözler, böbrekler ve diğer organların da hasar görmesine sebep olur. Büyük kan damarları hasarı kardiyovasküler sorunlara, ciddi kalp rahatsızlıklarına sebep olabilir.

Tip1 diyabetli çocuğa yaklaşım nasıl olmalı?

Çocuklarda Tip1 diyabet ömür boyu süren bir durum olması sebebiyle zor bir durumdur. Çocuğu eğiterek onu bağımsız, durumu ile baş edebilen bir birey hâline getirmek önemlidir. Bunun için çocuğun diyabetini takip eden hekimin yönlendirmesini iyi dinleyerek not etmeniz size kolaylık sağlar. Çocuğa yaşına göre; kendi kan şekeri seviyesini izlemesini, insülin enjeksiyonlarını kendi başına nasıl yapacağını, doğru beslenme şeklini öğretmek hem sizin hem de onun hayatını kolaylaştıracaktır.

Çocuğun fiziksel ve ruhsal olarak kendi kendisini idare edebileceği bir duruma gelmesi için okul, aile, hekim ve gerekiyorsa bir psikolog birlikte hareket edebilir. Sinirlilik, düşük şeker belirtilerinden biri olduğundan çocuğunuzun sinirli olduğu zamanlarda buna şekere duyduğu ihtiyacın sebep olabileceğini anlamanız ve hoş görülü olmanız bu gibi durumların farkında olmanız gerekir.  Çocuğun gerek aile gerek arkadaşları konu hakkında ne kadar bilgili olurlarsa o kadar sağlıklı bir ortam oluşacaktır.

Kaynak : CDC ve Türk Diyabet vakfı