Birkaç yıl içinde elimizde Alzheimer’a karşı etkili tedaviler olabilir!

Terminolojide önemli karmaşalardan biri Alzheimer hastalığı ve Demans farkıdır.

 

Globalde şuan 44 milyon Alzheimer hastası olduğu tahmin edilmekte. Dünya sağlık örgütü verilerine göre her 3.2 saniyede bir yeni Alzheimer hastalığı tanısı konulmakta. Tüm dünya gayrisafi milli hasılasının %1’inden fazlası Alzheimer hastalığı tanı, tedavisi ve bakımına harcanmaktadır. 

Terminolojide önemli karmaşalardan biri Alzheimer hastalığı ve Demans farkıdır. Demans yani bunama tek bir hastalık değil farklı hastalıklara bağlı ortaya çıkan bir hastalıktır. Demans hastalarında zihinsel fonksiyonlarda günlük yaşamı etkileyecek derecede bozulma olur.  Bu beraberinde problem çözme, planlama, davranışların kontrolü gibi yetenekleri bozarken kişilik özelliklerinde de değişikliklere yol açar. Bellek bozukluğu demans seyrinde en sık ortaya çıkan yakınmadır.

Her unutkanlık demans anlamına gelmez!

Stres, zihinsel yorgunluk, uykusuzluk, çeşitli ilaçlar da unutkanlığa neden olabilir. Alzheimer hastalığı, demans  grubu hastalıklar arasında en sık görülen hastalıktır.

Alzheimer hastalığı sıklıkla unutkanlıkla başlar ve zaman içinde dil ve görsel/mekansal fonksiyonları da bozar.

 

Hastalık genellikle 65 yaşından sonra başlar…

Nadiren daha erken yaşlarda da Alzheimer hastalığı görülebilmektedir. Alzheimer sıklığı yaşla beraber artış gösterir. 65-74 yaş arasında sıklığı %5 dolaylarında iken, 85 yaş üzerinde neredeyse %40’a yaklaşmaktadır. Ancak Alzheimer hastalığının normal bir yaşlanma olmadığı unutulmamalıdır.

Yaş Alzheimer Hastalığı için en önemli risk faktörüdür. 65 yaşından sonrasında hastalık sıklığı her 5 yılda bir ikiye katlanmaktadır. Aile öyküsü de Alzheimer Hastalığı için önemli bir risk faktörüdür. Özellikle erken başlangıçlı Alzheimer Hastalığında genetik faktörler daha çok rol oynar. 60 yaşından sonra başlayan hastalıkta ise ailevi özellikler daha az rol oynamakla beraber çeşitli genlerin risk oluşturduğu bilinmektedir. Kolesterol taşıma görevi üstlenen ApoE proteinini kodlayan gen bunun için tipik bir örnektir.

 
Yavaş başlar ve sinsice ilerler.

 

Başlangıçta genellikle tek şikayet unutkanlıktır. Bazen bu unutkanlık yaşa bağlı unutkanlık olarak değerlendirilip ihmal edilebilir ve bu tanı ve tedavinin gecikmesine neden olur. Unutkanlık belirginleştikçe günlük aktivitelerdeki olumsuz etkisi daha da şiddetlenir. Hastalığın orta evrelerine gelindiğinde hastalar diş fırçalamak, elbiselerini iliklemek gibi basit şeyleri yapmakta güçlük çekmeye başlayabilirler. Dışarıya çıktıklarında yol bulmada güçlük, anlamada, okumada ve yazmada zorluklar, konuşmada bozulma olabilir. Hastalık ilerledikçe hastalar özbakımlarını yapamaz ve yardıma muhtaç hale gelirler.

Alzheimer Hastalığı şüphesi olan bir hastanın öncelikle şikayetleri dinlenir ve muayenesi yapılır. Ardından tanıyı desteklemek için doktorunuz nöropsikolojik testle r(unutkanlık testleri), beyin görüntüleme testleri (tomografi ya da MR) gibi testler istenir. Bazı durumlarda tanıyı doğrulamak ya da diğer olası hastalıkları ekarte etmek için hastada beyin-omurilik sıvısı(bel suyu) alınması ya da EEG(Beynin elektriksel etkinliğinin değerlendirilmesi) çekilmesi gerekebilir. Özellikle son yıllarda Alzheimer Hastalığına yönelik görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler hastalık tanısında çığır açmıştır. Beyinde amiloid protein denilen proteinin birikimi karakteristik bir özelliktir. Artık amiloid pozitron emisyon tomografi denilen görüntüleme teknikleri amiloid proteinin birikimi hastaların şikayetlerinin başlamasından 20 yıl kadar önce dahi gösterebilmektedir. Bu hastalığın erken tanı ve tedavisi için çığır açıcı bir gelişmedir. Ayrıca son yıllarda yapılan çalışmalarda tükürük örneğinde yapılan bazı analizlerin dahi Alzheimer hastalığı taramasında başarı ile kullanılabileceğini göstermiştir ancak bu test henüz araştırma aşamasındadır.

 

Günümüzde ne yazık ki Alzheimer hastalığını durduran ya da tamamen geçiren bir tedavi yoktur.

 

Ancak Alzheimer hastalığı tedavisi dünya genelinde en çok araştırma yapılan konulardan biridir. Halen şikayetleri azaltmaya yönelik olarak iki grup ilaç Alzheimer Hastalığı tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bu yıl Temmuz ayında Washington’da gerçekleştirilen Dünya Alzheimer Kongresi’nde son derece umut verici gelişmeler bildirildi. Sonuçları merakla beklenen aşı çalışmalarının erken evre sonuçlarında aşı tedavisinin hastalığın ilerlemesini büyük oranlarda azalttığı gösterildi. Bu verilerin başka çalışmalar ile teyid edilmesi gerekmekle beraber , sunulan verileri günümüze kadar elde edilen en yüz güldürücü sonuçlar arasında yer alıyor ve geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor. Eğer diğer çalışmalarda da benzer sonuçlar elde edilirse belki bir kaç yıl içinde Alzheimer hastalığına karşı elimizde çok daha etkili tedaviler olabilir.

Alzheimer Hastalığının erken evrelerinde hastanın gözetimi, ileri evrelerde ise bakım gerekebilmetkedir. Bu nedenle hasta yakınları da hastalık sürecinde önemli rol oynamaktadır. Hasta yakınlarının eğitimi ve bilinçlendirilmesi bu süreci daha başarılı bir şekilde geçirmelerine yardımcı olur. Bu konuda ülkemizde Alzheimer Derneği yıllardır önemli bir görevi başarıyla sürdürmektedir.

Günümüzde Alzheimer hastalığının nedeni kesin olarak bilinmemekle beraber bu konuda çok sayıda araştırma devam etmektedir.

 

Doç. Dr. Barış Topçular-Nöroloji

 

Ailelerin ve uzmanların tercih ettiği yayın. Anne bebek çocuk sağlığı, gelişimi ve beslenmesi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.