Sakız ağacının göz yaşları

Doğanın zeytinden sonraki lûtfu “Sakız ağacı”. Hakkındaki hikâyeler M.Ö 5. yüzyıla dayanıyor. Homeros’un  Ilyada ve Odesa Destanı’nı bu ağaçların altında yazdığı rivayet ediliyor.  Hipokrat’tan bu yana sağlık için kullanıldığı biliniyor.

Damla sakızı elde edilen “Pistacia lentiscus var. chia” sadece Sakız Adası’nın güneyinde ve Çeşme’de yaşıyor. Yapraklarına dokununca hafifçe kokusundan sunuyor ellerinize, köklerini saldığı toprağa hayat veriyor.

Sakız ağacının reçinesi damla sakızına Yunanca, “Mastik” deniliyor.  Akdeniz’de yaşamış ticaretle uğraşan, Mısır’a ağaç, reçine, baharat satan Fenikeliler de ise bu kelime “çiğnemek” anlamına geliyor. Mastik kelimesini yapışkan, boya markalarından hatırlamak mümkün. Aslında bu da tesadüf değil çünkü, sağlıktan, kozmetiğe ve yemeklere kadar pek çok alanda kullanılan damla sakızı boya, cila ve yapıştırıcı üretiminde de kullanılıyor. Bugün müzelerde gördüğümüz eski pek çok resim damla sakızı içeren boyalar ile yapılmış.

Damla sakızı insanoğluna yüzyıllarca şifa olmuş

Sakız reçinesi ve yağı günümüzde tıp alanında halâ kullanılıyor.  Geçmişte ise yanıklardan, egzamaya, diş sağlığından, göğüs hastalıklarına, mide kanaması tedavisine kadar geniş bir alanda faydalanılmış. İlaç olarak kullanımı, hekim ve farmakolog Dioscorides Pedanius’un ünlü eseri, De Materia Medica kitabında da hak ettiği yeri almış.

Damla sakızı denilince akla ilk Yunanistan’ın Sakız Adası geliyor. Sakız adası dünya sakız ihtiyacının büyük bölümünü karşılıyor.  Yunanistan, damla sakızını 1997 yılında Menşei Koruma Ürün olarak tescil ettirmiş.   Bizde ise sakız ağacı yetiştiriciliği kurtuluş savaşından sonra uzun süredir gereken ilgiyi görmediği ve kalan az sayıdaki ağacında yaşlanması sonucu ciddi tehlike altında. Tehlikeye giren bu değerli ağacı yaşatabilmek için T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü “2014 – 2019  Sakız Eylem Planı” hazırlamış ve uyguluyor. Amaç sakız ağacını çoğaltarak gelecek nesillere aktarabilmek, ekonomik anlamda fayda sağlamak. Sakız hak ettiği ilgiyi görmek istiyor. Yetişmesi ise bir çocuk gibi özen, ilgi ve sevgi gerektiriyor. Öyle ki su kaybını önlemek için ağaç sadece aysız gecelerde budanıyor…

Gölgesinde oynayan, sakız reçeliyle, kurabiyeleriyle büyüyen, sakız kokan çocuklar görmek istiyorsak bu değerli ağaca ve doğaya sahip çıkmalıyız. Aksi halde bu değerli ağaç göz yaşlarını görmediğimizi düşünerek bizi ebediyen terk edebilir.

 

Kaynak:

1- 2014 – 2019  Sakız Eylem Planı, Orman Genel Müdürlüğü https://www.ogm.gov.tr/ekutuphane/Yayinlar/Sak%C4%B1z%20Eylem%20Plan%C4%B1.pdf

2- “Sakız Ağaçlarına Sevgi Aşılıyoruz” projesi faaliyet raporu. Tema – Falım (Mondeléz Türkiye)

 

Reklam
Ailelerin ve uzmanların tercih ettiği yayın. Anne bebek çocuk sağlığı, gelişimi ve beslenmesi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.