Öncelikle hemen belirtelim, Güney Danimarka Üniversitesi’nin araştırmasında kadınlar erkeklere göre daha güçlü bulunmuş ama bu durum fiziksel değil biyolojik anlamda. Şaşırdık mı? Hayır. Çünkü hayatın içinde hem bu denli çaba harcayan hem de dünyaya yeni bir canlı getirebilen kadınlar tabii ki daha güçlü olacak…

İngiliz Daily Telegraph gazetesinde yer alan bir araştırma, yaşam şartlarının zor olduğu kıtlık, salgın gibi kriz dönemlerinde, kadınların bu sürece daha uzun süre dayanarak hayatta kaldıklarını gösterdi. Bu dayanıklılık kadınların hormonel farklılığı ve evrimsel gerekçeler ile ilişkilendirildi.

Güney Danimarka Üniversitesi’nin araştırmasında, kriz dönemlerinde kayıtlara geçen kadın ve erkek ölüm oranları kıyaslandı.

Örneğin; İrlanda’da 1845 ve 1849 yılları arasında yaşanan patates kıtlığı sırasında, iki cinsiyet grubu için de beklenen yaşam süresi aynıyken, kriz tırmandığında yaşam süresi erkeklerde 18,17’ye, kadınlarda ise 22,4’e olarak gerçekleşti. 19’uncu yüzyılda İzlanda’da görülen kızamık salgınlarında da, kadınlar erkeklere göre iki yıl daha uzun yaşadı.

Bilim dergisi PNAS’ye konuşan araştırma ekibinden Epidemiyoloji Profesörü Virginia Zarulli, ölüm oranlarının çok yüksek olduğu salgın ve kıtlık dönemlerinde yeni doğan kız bebeklerin yeni doğan erkek bebeklere nazaran hayatta kalmaya daha meyilli olduklarını açıkladı.

Neden kadınlar erkeklere göre daha güçlü?

Aynı araştırmada, biyolojik olarak kadınların erkeklere göre daha güçlü olmasının sırrı “Östrojen hormonu” olarak gösteriliyor.  Ayrıca evrim teorisyenleri ise, kadınların doğum yapabilmek için en az dokuz ay hayatta kalma mücadelesi verdiği süreçte bağışıklık sisteminin de yeni doğanı korumak ve sorunsuz doğmasını sağlamak adına güçlendiğini söylüyor.

Östrojen hormonu nedir?

Bu hormon hem kadınlarda hem de erkeklerde vücut tarafından salgılanan steroid hormonudur.  Ancak  kadınlarda üreme çağına girilmesiyle birlikte bariz oranda yükselir. Kadın vücudunun şekillenmesini, meme oluşumu, adet görme gibi süreçlerin oluşumunu düzenler. Kadınlarda menopoz ve adet döneminde hormon seviyelerinde ciddi düzeyde değişimler gözlemlenir. Menopoza giren kadınlarda östrojen hormonun seviyesinin hızla azaldığı  gözlemlenmiştir. Dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara içmemek, aktif olmak, spor yapmak yumurtalıkları da koruyarak östrojen hormonuna katkı sağlar.  Ancak her şeye rağmen yumurtalıklarda yumurta sayısının bitmesi ile menopoz dönemi başlar ve bu süreçte östrojen düşüş gösterir.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here