Ek gıdaya geçiş süreci: Patron = Bebek!

Beslenme öğrenilebilen ve öğrenilmesi gereken bir davranıştır. Bebeğinize 6. Ayını doldurduktan sonra tamamlayıcı beslenme ya da ek gıda olarak adlandırdığımız bazı besinleri teklif etmeye başlamanız gerekmektedir. Ek gıdaya geçiş süreci esnasında asıl hedefimiz sağlıklı büyüme için uygun besin öğelerinin verilmesidir. Bu bebeğin yaşam boyu sürecek olan uygun yeme davranışının ve sağlıklı gıdalarla beslenme arzusunun gelişmesini sağlamaktır. Peki, tamamlayıcı beslenmeye ne ile, ne kadar, ne sıklıkta, ne kıvamda ve ne zaman başlamalı? Ek gıdaya en uygun başlama zamanı ne zamandır? Şimdi bu soruların yanıtlarına bir göz atalım.

Ek gıdaya geçiş süreci

Ek gıdaya geçiş için en uygun zaman

Tamamlayıcı beslenmeye en uygun başlama zamanı bebeğin gövdesini kontrol edebildiği yani yüzüstü yatırıldığında karnına kadar kalkabildiği, destekli oturabildiği ve bebeğin besinleri dili ile arka yutağa ulaştırabilmesi  için gerilemesi gereken dili ile itme refleksinin (normalde 4-5. Aylar civarında geriler) kaybolduğu motor gelişim olgunluğuna eriştiği dönemdir.

Önerilen başlama zamanı bebek 6 aylık olduğu dönemdir. İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmelidir. Bu süre içerisinde bebeğin 1 kaşık suya bile ihtiyacı yoktur. Erken başlamanın gerekli olduğu durumlarda dahi anne sütünden yeterince faydalanamaması, uygun olmayan enerji alımı ile böbrek yükünde artışa neden olması ve aspirasyon riski nedeni ile bebek 17 haftalıkdan (Yani 4 ay 1 hafta) küçük ise kesinlikle başlanmamalıdır. Yapılan çalışmalarda erken ek gıdaya başlanan bebeklerde ileride obezite gelişim riski yüksek bulunmuştur.

Diğer yandan da başlama zamanı 26 haftayı (yani  6.5 aylık) geçmemelidir. Geç başlanan bebeklerde de yetersiz enerji ve mikrobesin alımı ve  ağız motor işlevlerinde gerileme gözlenmektedir. Ek gıdaya geçiş için en uygun başlama zamanı ile ilgili bir diğer faktör ise bebeğin besinlere karşı istekli olduğunun gözlenmesidir. Yani bir diğer kişinin beslenmesi sırasında veya kendisine uzatılan bir besine karşı ağzını açarak öne doğru eğilme eyleminin gözlenmesi çok önemlidir. Benzer şekilde isteksizliğini ve doyduğunu da bebeğin hareketlerine bakarak anlamamız mümkündür. Bebek kafasını çeviriyor geriye doğru yaslanıyor ve yüzünü buruşturuyorsa istemiyor demektir.

Ek gıdaya ne ile, ne kadar, ne sıklıkta, ne kıvamda ve ne zaman başlamalı?

Bebek 6 aylık olduktan sonra  tamamlayıcı beslenmeye  sebze püresi, meyve püresi, yoğurt veya şekersiz muhallebi den birisi  ile başlayabilme olanağı vardır. Ancak bebeklerin büyük çoğunluğu tatlı tadı sevdikleri için genellikle meyve değil  sebze püreleri ile başlama tercih edilmektedir. Besinler  tek tek verilmeli, karıştırılmamalı, giderek besin çeşitliliği arttırılmalı tuz , margarin, şeker ilavesi kesinlikle yapılmamalıdır. Bebekler yeni bir besini kabul edene kadar o besini 15 kez deneyebilecekleri unutulmamalıdır.  Başlangıç olarak 1-2 tatlı kaşığı ile başlanan gıdanın miktarı 3 gün içerisinde arttırılmalı ve daha sonra farklı besinler 3 gün ara ile eklenmelidir.

Başlangıçta 6-8 ay arası beslenmenin %70’i anne sütüdür ve 1-2 öğün verilen ek gıda 9. Aydan  sonra 3-4 öğüne arttırılmalıdır.

Bebeğin ek gıda ile tanışma döneminde olası bir alerjik reaksiyonu rahat gözlemleyebilmek için ek besinler gündüz saatlerinde tercihen öğlen saatlerinde başlanmalıdır. Bebeğiniz çok aç, çok tok, huzursuz uykulu hasta  ise ek besinlerle tanıştırmak için uygun zaman değildir. Bebeğiniz her daim sizi gözlemlediği için ek besini verirken sizin gergin endişeli korkan bir yüz ifadenizden etkilenip besin alımını reddedebilir. Bu nedenle sizin de rahat ve güleryüzlü olmanız çok önemlidir.

Bebeğinize verdiğiniz  ek besinlerin kıvamı da çok önemlidir ve bir gelişim sürecine göre hareket edilmelidir. 6 aylık iken ezilmiş püre ile başlanan gıdalar 7 aylık iken pütürlü kıvama geçmeli 8. Ayda parmak besinler verilirken 9. Ayda küçük parçalara ayrılmış yumuşak kıvamlı besinlere geçilmelidir. Başlangıçtan itibaren mixer ile homojenize hale getirilmiş karışık besinlerle beslenen çocuklarda beslenme sorunu gıdaların ayrı ayrı tadını bilemedikleri ve damak zevkleri gelişemediği için çok daha fazla görülmektedir. Ayrıca homojenize bir kıvama uzun süre alışan çocuğun elle kendi kendini kıvamlı gıdalarla besleyebilme olanağı azalmaktadır. Genellikle ailelerde aspirasyon (nefes kanalına besin kaçması) korkusu nedeni ile bebeklerine kıvamlı yiyecek vermekten kaçındıkları gözlenmektedir. Ancak aspirasyon özellikle küçük ceviz fındık parçası gibi sert yiyeceklerle olmaktadır. 8. Ayda parmak besine geçen bir çocuk haşlanmış havucu rahatlıkla yiyebilir.

 

Dr. Aşkın Güra
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aşkın Güra 2010 yılından bu yana kendi muayenehanesinde ve Memorial Antalya Hastanesi bünyesinde çalışmaktadır.