Doktora danışmadan antibiyotik kullanımının zararları

 

Antibiyotikler herhangi bir bakteri (mikrop) tarafından, başka saldırı yapan bir mikrobu öldürmek veya çoğalmasını durdurmak için kullanılıyor. Bitkilerden elde edilebildiği gibi küf mantarlarında bulunan bazı maddelerin geliştirilmesiyle de elde ediliyor. Ancak antibiyotiklerin doğru kullanımı konusunda ciddi sorunlar var. Antibiyotiklerin doktora danışılmadan kullanılmasının başlıca 8 zararı bulunduğunu belirterek, bu zararları şöyle sıralıyor:

  1. Antibiyotiklere karşı vücutta direnç oluşuyor ve ilacın etkinliği azalıyor.
  2. Böbrek ve karaciğer fonksiyonları olumsuz etkileniyor.
  3. Kemik iliği ve bağışıklık sistemi baskılanıyor.
  4. Mantar ve parazit enfeksiyonları artıyor.
  5. “Süper enfeksiyon” ve hastalık derinleşiyor. Örneğin, basit bir üst solunum enfeksiyonundan sonra zatürre, sinüzit veya orta kulak iltihabı gibi hastalıklar gelişebiliyor. Bu tip apse gelişirse buna süper enfeksiyon deniyor.
  6. Kanlı ishal meydana gelebiliyor.
  7. Çocuklarda diş sararması görülüyor. Anemi ve astım hastalığı tetikleniyor.
  8. Çocukların büyüme süreci engelleniyor.

Mikroplar da akıllandı

Antibiyotiklere direnç oluşması şu anlama geliyor: Antibiyotikler, kullanıldıkları hastalık gruplarına karşı önceleri etkiliyken, gereksiz yere kullanım sonucunda bu etkinliğini kaybediyor. Hasta ilacı kullanmasına rağmen faydasını göremiyor.

Antibiyotiklere karşı direnç oluşması halinde, artık o antibiyotiğin mikroplara karşı etki edemeyeceğini bu nedenle de her bakteriye uygun antibiyotik kullanılması gerekir.

Hastalığa neden olan etkenin bulunması ve bu etkene karşı etkili olacak antibiyotiği bulmak için bir ‘Kültür-Antibiyogram Testi’ adı verilen laboratuvar testinin yapılması gerekiyor. Antibiyotikler hiç bir virüse karşı etkili değildir. Yani viral hastalıklarında antibiyotiklerin yeri yoktur. Daha kötüsü bazı bakteri ve mantarların çoğalmalarına sebep olabileceği için zararlıdır. Enfeksiyon hastalıklarının bir bölümü virüslere bağlı olduğuna göre, her ateşli hastaya hemen antibiyotik vermek son derece yanlıştır. Farenjit, grip, nezle gibi virüslerin neden olduğu hastalıklara karşı etkili değillerdir. Ateş düşürücü ya da ağrı kesici etkileri yoktur. Antibiyotikler mutlaka doktor tarafından uygun olarak kullanılmalıdır. Bilmeden kullanılan antibiyotikler hastalığı iyileştirmezler, hatta vücuda bir çok zarar da verebilirler. Antibiyotiğe bağlı ağır kanlı ishal, deri egzamaları, hazım problemlerini kliniklerimizde çok görüyoruz.”

Neden her hastaya vermemek gerekiyor?

Böbrek veya karaciğer hastalıklarında kullanılacak olan antibiyotikler iyice bilinmelidir. Çoğu defa sık kullanılan antibiyotikler, iki üç ay sonra kemik iliğindeki kan hücrelerinin tahribine bağlı derin bir anemi veya lökosit baskılanmasına yol açabilir. Bazı antibiyotikler belirli yaşlarda verilmemelidir. Mesela altı yaşından küçüklerde tetrasiklin grubu antibiyotiklerin kullanılması doğru değildir. Altı yaşından küçüklere tetrasiklin verildiğinde dişlerde kalıcı bir bozukluğa (şekil bozukluğu, renk değişimi, büyümenin durması gibi) sebep olabilir. Geniş spekrumlu antibiyotiklerin yüksek dozda ve uzun süreli kontrolsüz kullanılması, vücudun herhangi bir yerinde mantarın çoğalmasına sebep olabilir.”

Bazı antibiyotiklerin bazı ilaçlarla, yemekle, meyve sularıyla, sütle alınmaması gerekiyor. Süt ve antiasit mide ilaçları ile etkileşen birçok grup vardır. Antibiyotiklerin pek çoğunun hamilelikte kullanması sakıncalıdır. Bazıları, anne karnındaki çocukta birçok sakatlıkların meydana gelmesine sebep oluyor. Eğer mutlaka antibiyotik vermek gerekiyorsa, güvenli olanların doktor tarafından seçilmesi gerekiyor. Antibiyotiklerin alkolle alınması son derece sakıncalıdır. Karaciğer yetmezliği, mide kanaması, anaflaktik şok dahi gelişebilir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.