Bir başarı hikâyesi Oğuzhan Akyıldız

İzmir’de doğu ve üniversiteye kadar öğrenim hayatına İzmir’de devam etti. Lise yıllarında sosyal ve bilimsel projelere katılarak kendini geliştirmeye çalıştı. Fen lisesinden mezun oldu. Bunun yanında 10 yıl dans, 7 yıl yüzme ve 3 yıl dalgıçlık gibi sosyal aktivitelerde yer aldı. Lise yıllarında Endonezya’da düzenlenen Uluslararası Genç Bilim İnsanları Konferansı’nda “En iyi poster ödülü” aldıktan sonra Amerika’da düzenlenen Bilim Olimpiyatları’nda dünya birincisi oldu. Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünde okuyan Oğuzhan Akyıldız, 2017 yılında hayallerinden biri olan Türkiye’nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi “Bezelye”yi kurdu.

Yaptığı işlerde amacının birçok farklı alandan insanları bir araya getirerek iş birliği ile daha çok sorgulamak ve daha çok üretmek olduğunu söyleyen Akyıldız, “Sosyal hayatımdaki hayallerim ile seçtiğim bölümü yani bilimi bir araya getirmek en büyük hedeflerimden biri. Bu hedeflerimi birleştirdiğimde beni başarıya götürdüğüne inandığım ilkem olan asıl hedefim ortaya çıkıyor; en iyisini yapmak” diyor.

Birlik beraberlik ve iş birliği içerisinde ekip ruhuyla hareket ettiğini kaydeden Oğuzhan Akyıldız, akademisyenler ve bilim severlerin katılımıyla 2 yıldır 700’ün üzerinde katılımcı ile Türkiye’nin en çok katılımlı yaşam bilimleri öğrenci kongresini düzenlediklerini belirtti. Akademik hedeflerinin yanı sıra projeler de yapan Oğuzhan Akyıldız ile çalışmalarını konuştuk.

Bilim olimpiyatları nedir? Kimler, nasıl katılabiliyor?

Bilim olimpiyatları tüm lise öğrencilerinin projeleri ile başvuru yapıp seçildiği takdirde düzenlenen ülkeye danışman hocaları ile gidip projelerini sergiledikleri bir ortamdır.

Bilim olimpiyatlarına ve bilimsel proje yarışmalarına lise de katıldım. Lise döneminde 2 yıl bilimsel proje ile uğraştım. Okulumuzdaki proje departmanına katıldıktan sonra meraklı olduğumuz alanla alakalı çalışmalara başlıyorduk. Bazı çalışma ve bilgi birikiminden sonra bazı üniversitelere giderek üniversite hocalarından ders alıyorduk ve beraber proje yazıyorduk. Yazdığımız bu projeleri laboratuvarda deneyler ile uygulamaya geçiriyorduk. Daha sonra proje yarışmasının olduğu ülkelerdeki yarışmalara başvuru yapıyorduk ve tüm dünya genelinde seçilen lise öğrencileriyle bilim olimpiyatlarına katılıyorduk. Olimpiyatı düzenleyen ve ekipte yer alan akademisyenler tarafından projelerimiz değerlendirmeye alınıyordu ve sunum yapıyorduk.

Benim yaptığım ve üzerinde çalıştığım projemin başlığı “Rekombinant Divercin V41 Türevlerinin Geliştirilmesi ne Denenmesi” idi. Kısaca özetleyecek olursak et-et ürünlerinin ve süt-süt ürünlerinin raf ömrünü uzatma üzerine olan bir çalışma ve araştırma yaptım. Bir lise öğrencisi olarak herkes gibi benimde ders ve sınava çalışmaktan başka nasıl çalışılacağı hakkında çok fikrim yoktu. Laboratuvara girdiğim ilk zamanlar bana öğretilen ve yapmam gereken deneyleri yapıyor ve bu deneyler hakkında bazı çalışmalar okuyordum fakat sorgulamıyordum. Deneyler olumlu sonuçlanmadığında sorgulamayı daha iyi anladım. Ders çalışmayı zorunlu olarak değil de günlük bir iş haline getirdiğimde ve daha çok çalıştığımda zamanı daha iyi yönetebildiğimi gördüm.

Bu çalışmamla Türkiye’de ve yurt dışında birçok ödül aldım. İlk yurt dışındaki ödülümü Endonezya’da düzenlenen Uluslararası Genç Bilim İnsanları Konferansı’nda (ICYS) “En iyi poster ödülü” olarak aldım. Daha sonra Amerika’da düzenlenen Bilim Olimpiyatları’nda (Genius Olympiad) dünya birincisi oldum.

Neden moleküler biyoloji ve genetik okumayı tercih ettiniz?

Küçükken en büyük hayalim pilot olmaktı. Ancak sonradan fark ettim ki her meslek ve bölüm en iyi şekilde yapıldığında özeldir. Ben de kendimi ve yaşamı sorgulayarak en iyi yapabileceğim meslek olan Moleküler Biyoloji ve Genetik okumayı tercih ettim. Aslında lisede yapmış olduğum bilimsel projelerin ve bu projelerde laboratuvar ortamında bulunmam ve bunun mutluluğunu daha önceden yaşamış olmamda çok etkili oldu.

Avatar
Ailelerin ve uzmanların tercih ettiği yayın. Anne bebek çocuk sağlığı, gelişimi ve beslenmesi.