Atahan Başaran yaşamın resmini çizdi

Bir bebek doğduktan sonra sadece doyurulmaya, bakım verilmeye ve  kucaklanıp sevilip kendini güvende hissetmeye ihtiyaç duyar. Anne ve baba bu ihtiyaçlarını karşılayan ve aynı zamanda doğumdan erişkinliğe varana kadar bu yolculuk sonunda oluşacağı kişinin yazılımını yapan kişilerdir. Anne ve babalar seçilemez onlar kaderimizdir. Eğer istemeden yavrularına yanlış yazılım yaparlarsa, sonuçlarını belki de ölene kadar yüklenip yaşayacak olan yine kendi yavrularıdır. Anne ve baba olan bu kişilerin, kim bilir nelerin, kimlerin etkisi altında kalarak, örnek alarak bu görevi üstlendiğini de bilemeyiz. Herkesin bir hikâyesi, iyi veya kötü bir yazılımı var. İşte bu hikâyelerden yola çıkan 12 yaşındaki Atahan Başaran yaşamın resmini çizdi.

Atahan Başaran yaşamın resmini çizdi

Aslında özünde bebek olsun, çocuk olsun, erişkin olsun herkesin ihtiyacı olan aynı şey; bir koşul olmaksızın sevildiğini hissetmek, onaylanma şartı olmaksızın değerli, yeterli ve iyi olduğunu hissetmek.

Bu duyguları doyasıya hisseden kişi ancak kendisi ile mutlu ve huzurlu bir hayat yaşayabiliyor. Yavrusuna istemeden doğru sevgi aktarımını yapamayan, onun ihtiyaçlarını anlayamayıp karşılık veremeyen kişinin çocukta yaratacağı duygular belki de kendisinin de benzer şekilde hissettiği duygular olacaktır. SEVGİSİZLİK, DEĞERSİZLİK, YETERSİZLİK, ONAYLANMA İHTİYACI.

Atahan Başaran yaşamın resmini çizdi

Buradan başlar hikâye ve tahmin edilemeyecek şekilde büyüyerek gidebilir. Kendini sevgisiz, değersiz, önemsiz, onaysız hisseden kişi yaşı ne olursa olsun ne istediğini ve istemediğini artık bilemez, duygularını isteklerini düşüncelerini tanımlayamaz. Kendini koşulsuz sevilen, kararları ve kendisi onaylanan değerli, yeterli bir kişi olarak hissetmek için bilinçsizce her yola başvurur.  Ta içerilerden gelen bir acıdır, sızıdır, yaşarken boğulma hissidir bu. Bu kötü duyguları hissetmemek için maskeler takmaya başlar, geçici oyuncaklar bulur ve kendinden giderek uzaklaşır. O maskeler çoğaldıkça giderek kendisi olmayan sahte bir kişi olur. Değişik savunma mekanizmaları oluşturur kendine. Bu huzursuzluğu gidermek için ne gerekiyorsa yapar. Bu duygulardan kurtulmak ve iyi hissetmek için ödemeyeceği bedel yoktur.

Yaşamın resmini Atahan Başaran çizdi

Kendini işe, yemeğe, içmeye, spora, hobilere, bir kişiye, eşe, çocuğa, aileye, alışverişe, insanlarla kavga etmeye, başarı arayışına, paraya gibi birçok şeye verir. Hiçbiri boğulma duygusunu azaltmaz, birini bırakır diğerine geçer. Kendini unutmak için debelenip durur bataklıkta ve debelendikçe batar, kendinden uzaklaşır kendi bile bilmediği tanımadığı sahte bir insan olur çıkar. Ne yazık ki kendine ne olduğunun bile farkına varamayarak.

Atahan Başaran yaşamın resmini çizdi

Ta ki bir gün bir nedenle kendini tanımaya ve kendini iyi hissetmeye karar verir. Tüm maskelerini cesaretle teker teker canı yana yana çıkarır, tüm savunma mekanizmalarını kendini giderek büyüyen bir boşlukta hissede hissede bırakır. Çırılçıplak yeni doğmuş bir bebek gibidir aslında. Kendisiyle tanışır ve kendi kendisinin anne ve babası olur. Geçmişte neyi neden yaptığı gözlerinin önünde sergilenir. Önce derin bir acı ardından büyük bir huzur hisseder. Yeniden doğmuş gibidir. Kendi kendini severek onaylayarak değerli hissettirerek kendisiyle ve etrafı ile barışık huzurlu bir hayat başlar.

 

Kendinizi anlamadan çocuğunuzun yazılımını yanlış yapabileceğinizi unutmayın. Bu yaşam yolculuğunda kendi ile huzurla yolculuk yapmasını mı, yoksa sahte bir kimlikle sadece içindeki huzursuzluğu giderebilmek için savaştığı, hayatını yaşayamadığı bir yolculuk mu yapmasını istesiniz?

Bu hikâyenin bir resmi olmalıydı. Bu duygu ve düşünceleri, yeteneği karşısında saygı ile eğildiğim sevgili Atahan Başaran’a anlattım. Tahmin ettiğim gibi yaşam yolculuğumuzun resmini inanılmaz çizdi.

Atahan Başaran yaşamın resmini çizdi