Anne ve bebek bağlanmasında duygusal besleme nasıl olmalı?

Bu ay ki konumu özellikle yeni annelerin çok merek ettikleri bağlanma konusu üzerine hazırlamak istedim. Bu kararımda aybaşında aldığım bir eğitimin etkisi de çok büyük. Finlandiya’dan gelen hocamız anne ve bebek bağlanmasında duygusal beslemeyi o kadar güzel anlattı ki aldığım notları derleyip sizlere de aktarmak istedim.

Anne ve bebek bağlanmasında duygusal besleme

Öncelikle, çocuğumuzun bağlanma davranışının, onun yardıma muhtaç olduğu anlarda ortaya çıktığını ifade etti. İlk bir yılın bağlanma için ne kadar önemli olduğunu zaten çoğunuz biliyorsunuzdur. Bu dönemde ayrılıklar bebekte stres yaratır. Onun için özellikle ilk bir yıl bebeğiniz yanınızda olmadan bir iki günlük kaçamak seyahatleri unutmak gerekiyor. Fakat tabi ki kendinize vakit ayıracaksınız, belli bir süre sonra işinize gideceksiniz. Bahsedilen ayrılıklar bunlar değil. Panik yok 🙂

Yaklaşık beşinci aydan itibaren ortaya çıkan yabancı kaygısı ve yine yaklaşık 9. aydan itibaren ortaya çıkan ayrılma kaygısı sağlıklı bağlanmanın göstergesidir. Sağlıklı bağlanma dahilinde büyüyen yavrunuzda şu durum oluşur: Anne fiziksel olarak burada olmasa da gelecek, o hep benim yanımda. yani zihinde sizin bir temsilinizi oluşturması gerekir ki fiziksel olarak orada olmasınız da yok olmadınız, kaybolmadınız halâ varsınız ve geleceksiniz, bunu öğrenmiş olur.

Beslerken cesaretlendirmek de gerekiyor

Hocamız, çok önemli bir şeyden daha bahsetti, “besleme”. Fakat bu besleme, “duygusal besleme”; bebeğimim ihtiyaçları var bunu anlamam ve sevgiyle gidermem gerekiyor, eyleminin bir diğer adı. Dokunuşunuzla, bakışınızla, sesinizle onu beslemeniz. Bebeğinizi kucaklamanız aslında onu beslemeniz. Burada önemli bir ayrıntı var; beslerken cesaretlendirmeyi de yapmak gerekiyor. Yani sadece besleyip kendimize bağımlı bireyler olmaması için şu düşünceye sahip olmak gerekiyor; “Onun yanında olacağım ama aynı zamanda çocuğumun sağlıklı gelişimi için ona gerekli becerileri öğretmeliyim ve özerkliğini desteklemeliyim.”

İlişkide karşılık çok önemli, kendinizi güvende hissetmek için duygularınızın, düşüncelerinizin, sözlerinizin birbirinize değdiğini hissetmelisiniz. Buna istinaden çok güzel bir deney var. Still face deneyi diye araştırırsanız karşınıza çıkacaktır ve izlediğinizde ne demek istenildiğimi çok daha iyi ifade etmiş olacağım.

Bebekle/çocukla kendimizi uyumlandırmak çok önemli. Buna, çocuk ile annenin birbirlerini, duygularını ritim ve kalite olarak yakalayabilmeleri diyebiliriz. Burada kalite yakalama görevi biz annelerde. Esas olan annenin çocuğa uyum sağlaması, takip etmesi, kendini bebeğine uyumlandırması.  Bebekle göz kontağı kurmak, dokunmak, dokunduğunuz masaj yaptığınız yerleri isimlendirmek, size de bebeğinize de kendinizi harika hissettirecektir.

Bir ip ucu daha bebeğinizin/çocuğunuzun her sıkıntılı, öfkeli, üzgün ağlamaklı anında düşünün! Neden olmuş olabilir? Hem kendi hem de onun düşünce davranış ve hisleri üzerine  düşünün. Şu soruları sorun kendinize; Bunu söylememe/yapmama karar vermemi sağlayan şey neydi? O anda ne hissediyordum? Çocuğumun deneyimi beni, benim deneyimim çocuğumu nasıl etkiliyor? Çocuğumun bu hareketi yapmasına neden olan şey neydi? Ne düşünmüş hissetmiş olabilir? Bunları sorgulayın. Çocuğunuzu ve kendinizi daha iyi anlamanıza neden olacaktır. Zaman içinde çocuğunuz da büyürken aynı sorgulamaları yapma becerisini kazanacaktır. Bu da empati becerisi gelişecektir.

Saygı ve sevgilerimle

 

Deniz Özkılıç KABUL
Uzman Gelişim Psikoloğu
SENS Gelişim Akademisi

Ailelerin ve uzmanların tercih ettiği yayın. Anne bebek çocuk sağlığı, gelişimi ve beslenmesi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.